Devletin derinliklerinde daha kaç lahika var bilmiyoruz, Taraf tümüne ulaşır mı, o da belli değil!
Lahikalarla bir hayli geç kalmış yüzleşmemiz sürecek.
Mesela Genelkurmay çıkışlı ve her biri bir siyasi partinin program ve tüzüğü kadar zengin içeriklere sahip lahikalar, Taraf’ın eline geçip sırasıyla açıklandıkça, her birine en azından bir tarih ve sayı numarası verelim ki hem karıştırmayalım hem anlamak kolay olsun!
Ben böyle yapıyorum ve böyle yaptıkça da bugünkü lahikaları ve muhtemelen bundan sonra günışığına çıkacak lahikaları hazırlayanların aynı zihniyette olduklarını görüyorum.
Oysa artık bu zihniyete katlanamayan bir toplum gerçekliği var.
Türkiye değişiyor fakat bir yandan da, dün olduğu gibi ‘iç’ ve ‘dış’ düşmanlar paranoyası üstüne kurgulanmış ‘ulusal güvenlik stratejilerinin’ devam edebileceğine inanan komutanlar, lahika yazmaktan vazgeçmiyor.
Biliyoruz ki, Hilmi Özkök Paşa’yı bu komutanlar 2003-2004 yılında ikna edebilseler darbe çoktan olmuştu.
Diyeceğim darbe yapmak bir yana, günümüzde askerî vesayetin sürmesi için, gizli planlar yapmak ve bunları hayata geçirmek de iyice zorlaştı.
Eskiden iktidardaki siyasi partilerin merkezlerine milli hassasiyetleri ve kırmızıçizgileri hatırlatan birtakım uyarılar yapmak yetiyordu.
?imdi ne kırmızıçizgi kaldı aşılmadık ne de sorgulanmadan kabul gören bir milli hassasiyet var!
Toplumun siyasi sosyolojisi değişti farkında değiller; siyasi partiler kadar, aydınların, akademisyenlerin ve sanatçıların yorumlarına ve fikirlerine inanan yurttaşların sayısı arttı, bunu da görmüyorlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.