Fransa’nın en prestijli ödülü sayılan Légion d’Honneur Grand Officier nişanı Yaşar Kemal’e verildi. Yaşar Kemal, 1983 yılında Légion d’Honneur Commandeur nişanıyla daha sonra 1988 yılında da Sanat ve Edebiyat Commandeur nişanıyla taltif edilmişti.
İlk Nobel Ödüllerinin verildiği tarih olan 1901’den yüz sene önce 1802’de Napoléon Bonaparte tarafından ihdas edilen Légion d’Honneur, Fransa’nın en düzey nişanıdır.
Yaşar Kemal’e verilen nişanın töreni İstanbul’daki Fransa Sarayı’nda gerçekleşti ve nişanı Fransa Cumhurbaşkanı adına Orgeneral Jean-Louis Georgelin Yaşar Kemal’e takdim etti.
Törende Yaşar Kemal ve Orgeneral Jean-Louis Georgelin birer konuşma yaptılar.
Orgeneral’in Türkçeye de çevrilen konuşması Fransa’nın Türk edebiyatının büyük yazarını tanıtan kısa bir biyografi gibiydi. Bazı bölümlerini paylaşmak istiyorum:
“Kemal Sadık Göğceli, 1923 yılında Adana’nın (şimdiki ismi Göğçeadam olan) Hemite köyünde doğdunuz. Köyünüzde Osmanlılar tarafından buraya yerleştirilen Orta Asya, Moğolistan ve Mâveraünnehir kökenli göçmen Türkmenlerin torunları yaşıyordu. Büyük bir soya mensup bir Kürt aşiretinden gelen Kemal ailesi Birinci Dünya Savaşı esnasında Van Gölü yakınından kaçarak yerleştikleri bu köyün önemli bir değeriydi.
“Cicero’nun valilik yaptığı, Aziz Pavlus’un önemli isimlerinden biri olduğu, halkların, göçlerin ve trajedilerin birbiriyle karıştıkları antik Kilikya bölgesinde geçen çocukluğunuz, pek eski zamanlarda yerel ozanlar tarafından söylenen geleneksel halk destanlarından esinlenmiş folklorik yazınlara olan ilginizi arttırdı.
“Yutarcasına okuduğunuz ilk roman Alphonse Daudet’nin Le Petit Chose (Küçük Şey) isimli romanıydı. Fakat ergenliğinizin en önemli olayı, sizi tüm hayatınız boyunca yazmaya ve hep daha çok yazmaya itecek olan Don Kişot romanını okumanız oldu.
“Komünizm sempatizanı olduğunuz şüphesiyle ilk olarak 17 yaşında tutuklandınız. Daha sonra aynı nedenle 1950 yılında bir senenizi hapiste geçirdiniz. Yine de ‘tüm şiirlerimiz, tüm destanlarımız ve şarkılarımız, yüzyıllardır devam eden bir baskıya ve özgürlüğe duyulan aşka tanıklık ediyor’ açıklamasını yapacaktınız.
Yazının devamını okumak için tıklayın.