
Kolunun uzanamadığı yer yok değil mi gece? Ben, dağınık odamda düşüncelerle yan yana oturup sessizliğin sesini dinlerken atlıyorsun huzurlu dünyamın orta yerine. Bunu yapmandan hiç hoşlanmadığımı defalarca söyledim sana, ama dinlemedin bile. Geçen akşam yine her zamanki umursamazlığın ve saygısızlığınla sessiz dünyamı işgal ettin. Çok sinirlendim, duramadım yerimde. Karanlığa boğduğun gökyüzünde çok şükür ki ferahlatıcı rüzgârlar dolaşıyordu. Gidip pencereyi açtım ve dışarıda uğuldayan rüzgârları odama davet ettim.
Soğuk ama temiz havayı içime çekerken sokak lambalarının ışığında parlayan kar tanelerinin döne döne asfalta düşüşünü izledim. Kar taneleri, hayal dünyamda yaşayan kadim büyücünün ağzından çıkan sihirli sözcüklerin etkisinde kalmış olsa gerek ki, şekilden şekle giriyordu. Derken, havada dans ede ede alçalan kar taneleri birleşip bir kızak oldu. O kadar hızlı şekil değiştirdi ki kar taneleri, şaşıracak vaktim bile olmadı. Tam zavallı ben şaşırma arifesindeyken, beyaz sakallı bir adam peyda olmasın mı kızağın üzerinde. “Allah allah bu da ne şimdi böyle?” dedim içimden haliyle. Sanırım tombul ve beyaz sakallı adam beni duydu. Kızağını bana çevirdi ve gülümsedi. Eee ben de güldüm gayrı ihtiyari. Soğuktan buz kesmiş yüzüme yerleşen gülüş kızaktaki adamın attığı kahkahayı duymamla birlikte ne yapacağını bilemeyen bir insanın kararsız ifadesine bıraktı yerini. “Ho ho ho..” diye gülüyordu kızaktaki adam, tıpkı Noel Baba gibi. Aa tabii ya, Noel Baba’ydı karşımdaki. “Noel Babaa..” dedim, “hiç beklemiyordum seni. Geyiklerin nerede? Kendi kendine mi gidiyor bu kızak? Hem sen tarihleri karıştırdın galiba yılbaşı geçeli çok oluyor. Seni 31 aralıkta beklemiştim ama gelmedin. Ben de umudumu kestim.”
Bu Noel Baba da tuhaf adamdı doğrusu, bana cevap verme zahmetinde bulunmadı ve o bilindik kahkahasıyla doldurdu geceyi: “Ho ho ho..” Tam sinirlenmeye başlıyordum ki, elini cebine atıp bir paket çıkardı ve bana attı. Süslü paketi havada yakaladım. Açtığımda bir de ne göreyim, gecikmiş yılbaşı hediyesi olarak bir CD getirmişti bana Noel Baba. Teşekkür etmek için ona döndüğümde kar tanelerinden müteşekkil kızağın, üzerindeki Noel Baba’yla birlikte havaya karışıp yok olduğunu gördüm. “Acelen olmalı ki teşekkür etmemi bile beklemeden çekip gittin Noel Baba. Ee ne diyeyim acele etmekte haklısın.
Yazının devamını okumak için tıklayın.