1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:51
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Pakize Barışta KIYI 13.08.2008
Pakize Barışta
Agatha Christie, hep dalga geçti bizle
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Pakize Barışta - Agatha Christie, hep dalga geçti bizle Pakize Barışta - Agatha Christie, hep dalga geçti bizle Pakize Barışta - Agatha Christie, hep dalga geçti bizle Pakize Barışta - Agatha Christie, hep dalga geçti bizle Pakize Barışta - Agatha Christie, hep dalga geçti bizle Pakize Barışta - Agatha Christie, hep dalga geçti bizle Pakize Barışta - Agatha Christie, hep dalga geçti bizle Pakize Barışta - Agatha Christie, hep dalga geçti bizle
Pakize Barışta köşe yazılarını web sitenize ekleyin

Tarihin bazı dönemlerinde biri çıkar ortaya, diğerleri için –yani bizler için- tek başına düşünür, hayatın tuhaf taraflarını kurgular ve çözümleri de önümüze koyar.

İnsan doğası ve hayat hakkında biz onun kadar çok şey bilmeyiz.

“Ben neden onun gibi düşünemedim” deriz bazen. Ama bizden farklıdır o; farklılığı da, ideolojik olarak hep bizden uzak tutulmaya çalışılmış olan sentezli analizi benimsemesinde ve bundan asla uzaklaşmamasındadır bana göre.

Biz çoğunlukla analizciyizdir, ama pek bir işe yaramaz bu da; analizlerimiz havada kalır hep.

Bu sentezci analizci kişi, kuşaklar boyunca bizleri oyalar, çok muğlak ve sırlarla dolu addedilen pek çok şeyi biraz da dalgacı bir üslupla açığa çıkarıverir.

Agatha Christie, neredeyse bir asırdan beri hepimizle dalga geçiyor bir bakıma. Bu durum belki bir asır daha sürecek. İki asır demek ortalama on kuşak demek; hatta (yeni görüşlere göre) daha da fazla.

Bizim kuşaktan olup da hayatının bir döneminde Agatha Christie okumamış, ona sempati duymamış hiç kimse yoktur herhalde. Hangi dilden, hangi dinden, hangi toplum ve ırktan olursa olsun, son yüzyılın özellikle ikinci yarısında yaşamış insanların büyük bir çoğunluğu, mutlaka hayatlarının bir yerinde Agatha Christie'nin bir romanıyla karşılaşmışlardır. Yazar, romanlarında açıkça zekâmızı da sınar aynı zamanda ve bu da bizi zora sokar doğrusu bazen.

Agatha Christie’nin yazısının edebi gücü konusunda çeşitli değerlendirmeler yapılabilir; edebi olmadığı da iddia edilebilir tabii. Ama hiçbir zaman; insan ruhunu tanımıyor denilemez onun için.

Agatha Christie’nin henüz birkaç gün önce yayınlanan Miss Marple’ın Son Maceraları adlı kitabında, birbirinden farklı dokuz adet düğüm çözülüyor. Bu farklı esrarengiz dokuz maceranın toplamında aslında bir bütünlük var. O da, insanın yeniden tanınması, hatta tanımlanması. Agatha Christie’nin kaleminden insan önce ruhuyla, aklıyla, kültürüyle, gelenek ve görenekleriyle, ihtirasları ve zafiyetiyle dokuz parçaya bölünüp, sonra bu maceralı parçalar biraraya getirilip, toplanıp bir bütün oluşturuluyor kitapta.

Bu bütün, artık dokuz maceranın toplamı değil, insanın yeniden acımasızca –ama içinde büyük bir şefkat de barındırarak- değerlendirilmesidir.

İnsan aslında her an eskiyor ve Agatha Christie gibi bir kalemin tuşesiyle yeniden hayat buluyor; yeniden canlanıyor.

Agatha Christie’nin yazısı hiç yorulmamış, bıkmamış bir yazı. Neredeyse bir ömür boyunca insana bu kadar cinayet işlettirmek, o kadar çok gizliyi açığa çıkarmak ve yine bu kadar çok duygu erozyonlarıyla karşılaşmak normalde insanı yorar, ruhunu yıpratır.

Peki Agatha Christie, insanın gerçekte ne menem bir varlık olduğunu fazlasıyla biliyor olmasına rağmen, acaba neden hiç bıkmadan bu kadar üzerine gitti insanın?

Umutsuzluğun içindeki bir umut arayışı mıydı yoksa bu?

Miss Marple’ın Son Maceraları, ortalama yirmişer sayfalık dokuz hikâyeden oluşuyor. Tam bir tatil kitabı. Her deniz molasından sonra bir hikâye okunabilir zevkle. Güneşin altında tembel tembel yatmayı sevenlerdenseniz şayet, bir Miss Marple macerasıyla, zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.

Miss Marple’ın Son Maceraları, Agatha Christie, Altın Kitaplar, çeviren: Çiğdem Öztekin

 

Diğer Pakize Barışta Makaleleri:
  1. Fütüristik bir şaheser: Amerikanomanyaklar - 29.08.2010
  2. Osman Şahin’in Darağacı Avı, gerçekliğin, gerçekte ne olduğunu anlatıyor! - 22.08.2010
  3. Yaratıcı kışkırtma edebiyatı örneği: Michel Faber ve Yağmur Yağmalı - 15.08.2010
  4. Nadine Gordimer ve July'ın İnsanları - 08.08.2010
  5. Balzac’ın Lanetli Çocuk’u Türkçe’de - 01.08.2010
  6. Virginia Woolf’un makaleleri: ‘Granit ve Gökkuşağı’ - 25.07.2010
  7. Sibel K. Türker’in yeni romanı: ‘Benim Bütün Günahlarım’ - 18.07.2010
  8. Oya Baydar’dan bir yirmi yaş güncesi: ‘Savaş Çağı Umut Çağı’ - 11.07.2010
  9. Neslihan Acu’nun yeni romanı: ‘Artık Ayrılsak Diyorum’ - 04.07.2010
  10. Ahmet Büke’nin muhteşem hikâyeleri: ‘Kumrunun Gördüğü’ - 20.06.2010
  11. Çizgi romanda Agatha Christie - 13.06.2010
  12. Biraz Shakespeare iyi gider şimdi... - 06.06.2010
  13. Ayşegül Çelik’in ‘Kâğıt Gemiler’i ve ‘Yalnızlık bırakıldığı yerde büyüyor’ - 30.05.2010
  14. Mutfağa felsefi bir yaklaşım - 23.05.2010
  15. Özdemir Asaf’ın şiirleri yeniden... - 16.05.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Agatha Christie, hep dalga geçti bizle - Pakize Barışta
03.09.2010 06:51:07