Çağdaş sanat üzerine Türkiye’nin de söyleyeceği önemli şeyler varmış meğer.
İtalya Kültür Bakanı Sandro Bondi vesile oldu da öğrendik. Bondi, bir hata etmiş; çağdaş sanatı eleştirmiş.
Çağdaş sanatı oluşturan ülkelerden biri olan İtalya’nın Bakanı, çağdaş sanattan anlamadığını itiraf etmiş, ama hangi gerekçeyle?
“Çağdaş sanatta bir güzellik emaresi bulmakta güçlük çekiyorum. Çağdaş sanat eserlerinin yer aldığı bir sergiye gittiğimde, ben de herkes gibi anlamış gibi yapıyorum. Ama dürüst olmak gerekirse hiçbir şey anlamıyorum.”
Bizim Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ise çağdaş sanatı yüceltiyor. 10.Uluslararası İstanbul Bienali’nin açılışında, “Bu bienaller, uluslararası etkinlikler, sadece ülkenin sınırlarını ortadan kaldırmakla kalmıyor, disiplinlerarası sınırları da kaldırıyor. Herhangi bir biçim ve malzemenin tutsağı olmayan yeni ve özgün yapıtlar ortaya çıkarıyor” (bu açıklama da pek Wikipedia kokuyor) diyerek çağdaş sanatın özüne dokunmuş oluyor.
İki kültür bakanı, iki uç görüş!
Sandro Bondi’nin çağdaş sanatla ilgili eleştirisinin esasını güzellik (estetik) oluşturuyor. Bakan bir eserin, sanat eseri olabilmesinin, her şeyden önce evrensel değerde biçimlenen güzellikten geçtiğine işaret ediyor. Diğer değerlerin daha sonra geldiğini anlatmaya çalışıyor.
Bondi, anlaşılan değerler konusunda bir tartışma açmak istiyor, hem de İtalya’nın kültür bakanı olarak. Yani çağdaş sanatın, sanat olmadığını ima ediyor bir bakıma.
İtalyan Kültür Bakanı’nın bu demeci, yani öze değin değerlendirmesi karşısında, bu eleştiriyi kendi üzerlerine alan ilgili Türk çağdaş sanat uygulayıcıları, Bakan Bondi’ye fena halde kızıp şu türden karşı demeçler verdiler: “Hükümeti tutucu.” (Küratör Ali Akay), “Beyinle ilgili.
Yazının devamını okumak için tıklayın.