Felsefi düşünce, insanı tanımak, insanın dünyasını daha iyi anlayabilmek için insana yeni ufuklar açacak yeni kavramlar üretirken aynı zamanda eleştirel yeni düşünüş biçimleri de yaratır.
Ludwig Wittgenstein, çağımızın en önemli varlık sorgulayıcılarından biri; kitaplarında, insanın hem evren içindeki yerini, hem de kendi içindeki evreni bilge bir biçimde yeniden ve yeniden araştırıyor. Dilimizde yeni yayınlanan
Kesinlik Üstüne + Kültür ve Değer, Wittgenstein’ın tek bir ciltte toplanmış iki kitabından oluşuyor. Birinci kitap olan
Kesinlik Üstüne,
bilmek, inanmak, şüphe duymak, emin olmak ve benzeri konuları bir sarmal içinde sorgulayarak, okurun düşünce evreninde farklı boyutlar açıyor.
Kesinlik Üstüne, aynı zamanda Wittgenstein’ın akıl yürütme tarzını daha net anlamamızı sağlayan bir
bilgi kaynağı bence.
Kültür ve Değer adlı ikinci kitap ise daha çok
felsefe, sanat ve kültür konularında okurda yeni ufuklar açılmasını sağlıyor.
Genelde felsefenin zor anlaşılır bir disiplin olduğu kanısı yaygındır. Ancak, Wittgenstein’ın kurduğu felsefi dil ve düşünce tarzı, felsefeye uzak kalmış okurun bile ilgisini çekebilecek düzeyde; dili olabildiğince yalın, içeriği ise çok zengin: “Felsefe yapma tarzım bana hâlâ ve her seferinde yeni geliyor; kendimi bu kadar sık tekrar etmemin sebebi de bu. Tarzım yeni bir kuşağın etine ve kanına karışacak...” diyor.
Wittgenstein’ın insanlara imalı şöyle bir uyarısı da var: “Kişi ancak filozoflardan çok daha çılgınca düşünerek çözebilir onların sorunlarını.
Yazının devamını okumak için tıklayın.