Merhaba sevgili okuyucular, geçen gün bir gazetedeki haber dikkatimi çekti. Gazetede, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 2010 yılında 600 vergi denetmen yardımcısı, 800 de gelir uzman yardımcısı olmak üzere 1400 personel alacağı haberi vardı. Haberin başlığını okuyunca dikkatimi çekmişti, içeriği okuyunca aklıma hemen SGK geldi.
Gelir İdaresi Başkanlığı, gelir politikasını adalet ve tarafsızlık içinde uygulamak; vergi ve diğer gelirleri en az maliyetle toplamak; mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu sağlamak; mükellef haklarını gözeterek yüksek kalitede hizmet sunmak suretiyle yükümlülüklerini kolayca yerine getirmeleri için gerekli tedbirleri almak; saydamlık, hesap verebilirlik, katılımcılık, verimlilik, etkililik ve mükellef odaklılık temel ilkelerine göre görev yapmak üzere Maliye Bakanlığı na bağlı olarak 2005 yılında kuruldu. Daha doğrusu Gelirler Genel Müdürlüğü’nden dönüştürüldü.
Gelir İdaresi Başkanlığı’nda 42.000 civarında personel çalışıyor ve yukarıdaki izahtan da anlaşılacağı üzere asli görevi sadece vergi toplamak. Türkiye genelinde örgütlenmiş bir teşkilatın 2010 yılında 1.400 personel alması gayet normal, ancak anormallik Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan kat be kat fazla görev icra eden SGK’nın bunca görev ve sorumluluğuna rağmen yeterince eleman alamaması. Tabii bu arada insanın aklına atalarımızın “bal tutan parmağını yalar” sözü geliyor. Acaba diyorum devletin bir yıl içinde alacağı personel sayısına bütçe olanakları çerçevesinde TBMM karar verirken, TBMM’nin kararında en etkili olan bakanlık Maliye Bakanlığı olduğundan kendine bağlı başkanlığı kayırıyor mu?
SGK Başkanlığı 5502 sayılı yasa ile kuruldu ve resmen 24 Kasım 2006 tarihinde tüzel kişiliğe kavuştu. Başkanlık ve Başkanlığa bağlı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü, Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü, Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğü ve Primsiz Ödemeler Genel Müdürlüğü’nde toplam 24.477 personel çalışıyor.
Devletin genel bütçesi 2010 yılında 281 milyar 907 milyon lira olarak bağlandı. SGK’nın 2010 yılı bütçesi 115 milyar 398 milyon TL olarak belirlendi ve SGK’nın bütçesi özerk olduğundan dolayı genel bütçenin dışında kalmaktadır. Dolayısıyla genel bütçenin yüzde 40’larına tekabül etmektedir. Kuruluş kanunu ile SGK’nın görev alanı çok geniş olarak tanımlandığından, personel yetersizliği had safhada olmasına rağmen SGK yeterince normal memur statüsünde personel alamamaktadır.
15 Ocak 2010 tarihinden itibaren yaklaşık 2 milyon 450 bin memur ile bunların bakmakla yükümlü olduğu eş, çocuk, anne ve babalarının hastane, eczane, protez, ortez, yol parası ve gündelik ödemelerinin SGK tarafından yapılmaya başlaması SGK’nın iş ve işlemlerine ekstradan 10 milyon kişinin daha katılmasına sebep oldu, ancak bu katılım ile orantılı personel alımı olmadı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.