Tarhan Erdem’in son araştırmasına göre Türkiye 38 milyon yetişkin vatandaş Ramazan’da oruç tutuyor. Buna arada bir tutanlar dâhil değil. Hiç tutmayanların sayısı da dört milyon...
Bu rakamları görünce “Bizi Allah koruyor, Ramazan’ın esas mucizesi bu” dedim.
Düşünsenize 38 milyon aç, geri kalanlar yiyip içmekte. Bundan başka gerilime ihtiyaç var mı?
Bu 38 milyon içinde delisi, sinirlisi, hoşgörüsüzü, her türlü insan var. Bunu 16 saat oruç, sigara krizleriyle çarptığınızda, üzerine bir de oruçsuz 11 ayın üçüncü sayfa haberlerini eklediğinizde bu denklemden 38 milyon farklı tartışma, kavga, dövüş nedeni çıkmaması tam bir mucize.
O yüzden de şortlu bir kıza otobüste kötü davranılabileceğine de, o kızın birine tokat atıp daha sonra bunu laiklik krizine çevirebileceğine de inanırım. Ama vaka üzerinden büyük sosyolojik sonuçlara ulaşıp faturayı tüm Müslümanlara ya da tüm laiklere çıkarmak isteyenlere hiç inanmam...
Çünkü hakikatleri kendine göre eğip büküp sopa gibi kullanmaya epey teşne, sert çelişkilerle dolu bir toplum bu.
Bu çelişkileri gidermek için de zaman zaman tarihsel, sosyolojik hakikatlerimiz de eğilip bükülüyor. Hâlbuki gerçeği “bize faydalı” gerçeğe çevirmenin kimseye bir faydası olmuyor.
Bunu niye dedim şimdi? İnternette dolaşan bir yazı var.
Yazının devamını okumak için tıklayın.