Issız bir adaya düşseniz yanınıza bulunduracağınız üç şey nedir diye sorulan Türk, cevap vermiş: İkametgâh ilmühaberi, nüfus cüzdan sureti, sabıka kaydı...
Bürokrasimizin benzinidir bu kâğıtlar. Vatandaşa güvensizliğin de ıslak imzalı belgeleri. Ölmek için bile yüzlerce belge, izin, imza, kaşe gerekir bu ülkede.
Ama dünkü ajanstaki bir habere göre bürokrasimiz iki cihanda da peşimizi bırakmayacak gibi.
Ramazan’ın son 10 gününde Ankara’daki 42 camide ve ilk kez Hacı Bayram Veli Camii’nin tarihî çilehanesinde ibadete çekilecek, yani itikâfa girecekler için müracaatlar başlamış.
İtikâf unutulan bir sünnet. Özellikle Ramazan’ın son 10 gününde yapılan bu ibadette müminler bir camiye çekiliyor. İftarda ve sahurda çok az yiyip içerek ve tuvalet dışında da dışarıya çıkmayarak Ramazan’ın son 10 gününü camide ibadet ederek geçiriyor.
Yani tam bir Allah’la baş başa kalma hali.
Tabii Türkiye Cumhuriyeti bürokrasisini geçebilirseniz.
Ankara Müftüsü’nün açıklamasına göre itikâfa çekilmek için başvuracaklardan bir dilekçe ile birlikte adliî sicil kaydı ve ikametgâh senedi isteniyor. 15 ağustosa kadar sürecek başvurularda adaylar imam veya ilçe müftüleri tarafından mülakata alınacak.
Yani Allah’la yalnız kalmak isteyen bir kuldan bile önce temiz kâğıdı ve ikametgâh senedi isteyen bir devletimiz var.
Yazının devamını okumak için tıklayın.