Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimi geride kaldı... Sonuç, olması gerektiği gibi tecelli etti. Bu ülkenin halkı vesayet rejiminin yıkılması kararını açık ve net bir biçimde verdi. Şimdi bundan sonrasına bakalım...
Cumhuriyet tarihinin en ama en önemli üç yılına girmiş bulunuyoruz... Bu dönemde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğindeki AK Parti hükümeti devrimsel nitelikte icraatlara imza atacak... 2011-2014 döneminde yepyeni bir Türkiye doğacak. Neler mi yapılacak?
Her şey ama her şeyden önce tam sivil, tam demokratik, tam özgürlükçü bir anayasa yapılacak. Yeni anayasa için diğer partilerle uzlaşma aranacak, ama en kötü ihtimalde bile beş namuslu milletvekilinin desteğiyle bu anayasa halk oylamasına götürülecek ve milletin ezici desteğiyle 2012 Anayasası hayata geçecek... 12 Eylül faşist cuntasının 1982 Anayasası 30 yıl sonra yerle bir edilerek tam sivil, tam özgürlükçü, tam demokratik 2012 Anayasamıza kavuşacağız...
Bu anayasa devrimi çerçevesinde devlet iktidarı karşısında insan hakları ve özgürlükleri anayasal teminat altına alınacak. “İnsan haklarına dayanan devlet” modeline geçilecek. Bu çerçevede yargı sistemi tamamen yenilenecek...
Somut konuşalım... Bu dönemde Erdoğan hükümeti çift başlı yargı kepazeliğine son verecek. Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılacak.Bu iki mahkemenin işlevleri Yargıtay ve Danıştay’a aktarılacak. Askerî adli yargıdaki ilk derece mahkemeleri, disiplin mahkemesi şeklinde adli yargıya monte edilecek...
Yargı denetiminin sadece “hukuka uygunluk” denetimi ile sınırlı olduğu anayasa metninde kesinlikle yer alacak. Vesayet Türkiyesi’nin “yerindelik denetimi” de yapan ve tüm ülkeyi kilitleyen yargı modeli tarihe karışacak.
Yazının devamını okumak için tıklayın.