İçişleri Bakanı Beşir Atalay demokratik açılım projesi bağlamında dün bir basın toplantısı yaptı...
Hükümetin başlattığı bu hayırlı proje bağlamında cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin yakınlarıyla Kürtçe, Lazca, Arapça, Çerkesce gibi dillerde görüşebilmesi artık mümkün... O rezalet faşist yönetmelik bu hükümet tarafından değiştirildi...
TRT-6 projesi dışında özel televizyon ve radyolarda da Türkçe dışındaki diller tam olarak serbest. Fakat psikolojik baraj hâlâ var. Geçen hafta Başkan Ahmet Eşref Fakıbaba’nın davetlisi olarak Urfa’daydım. Kürtçe TV ve radyo açmak, dükkânına Kürtçe isim vermek isteyen yurttaşlar hâlâ çekiniyor. Bu konuda kimi mülki amirlerin ve kendince “durumdan vazife çıkaran” kimi haddini bilmez silahlı memurların “eski dönemden kalma” tavırları nedeniyle Kürt yurttaşlarımız haklı olarak korkuyor. Bu türden işgüzarlıklara karşı da bakanlık müfettişleri çalışmalıdır. Haklarını kullanmak isteyen fakat çeşitli sebeplerden çekinen yurttaşlarımız gerekirse bizlere de yazsınlar. Artık o psikolojik eşik geçilmelidir...
Bunun yanı sıra YÖK bünyesinde de doğru bir niyet ama yanlış bir isimle “Yaşayan Diller Enstitüsü” kuruluyor. Bu isim saçma... Kürt dili ve edebiyatı yada Kürdoloji enstitüleri kurulmasından çekinilmemelidir... Özellikle bölge üniversitelerinde bu bölümler önümüzdeki sezona yetişecek şekilde açılmalıdır... Hükümetin de niyeti bu...
Atalay’ın İçişleri Bakanlığı tarafından bölge valiliklerine ve yetkili makamlara yol kontrollerinin ve yayla yasaklarının asgariye indirilmesi noktasında da bir genelge gönderildi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.