Kadir İnanır’ın “Ben orda olsaydım üç beş zibidi yavşak Ahmet’e öyle davranamazdı” demesi üzerine yakın tarihimizin kara günlerinden biri olan 12 Şubat 1999 Ahmet Kaya’yı linç gecesi yeniden gündeme geldi...
Kadir İnanır o gece namuslu davranan insanlar arasındaydı, Ahmet Kaya’ya yakın davranmıştı ama yukarıdaki beyanı baştan sona uydurmaydı. İnanır o geceki ortamdan korkmuş, çekinmiş ve susmuştu. Fakat mertçe korktuğunu itiraf etmekten de gocunuyor ve “sahte kabadayılık” yapmaya kalkıyordu.
Magazin gazetecileri Müge Dağıstanlı ve Gülşen Yüksel’in Kanaltürk’teki 2. Sayfa programında da bunu belirttim. Ardından İnanır da Ahmet Tulgar’a verdiği söyleşide bana saydırdı. Bu polemik vesilesiyle o linç gecesi yeniden gündeme geldi. Bu vesileyle ben de kimi söylemek istediğim şeyleri CNN Türk’te Cüneyt Özdemir’in programında daha bir altını çizerek belirttim...
O linç gecesinde Serdar Ortaç bariz şekilde provokasyon yapmıştı, fakat bu konuda Ortaç’tan çok sayıda insan hesap sordu, Ortaç da defalarca özür diledi. O özrü kabul edip etmemek ise Gülten Kaya’nın takdiridir. Öte yandan o gün Kaya’ya “sünnetsiz sezevenk” diye bağıran Şenay Düdek de özür diledi, Düdek’ten de çeşitli kereler hesap soruldu. Fakat o gün Düdek’in masasında olan ve görgü tanıklarının aktardığına göre Kaya’ya galiz hakaretler eden şimdinin popüler televizyoncusu Müge Anlı’dan hiç hesap sorulmadı, Anlı da bu konuda tek bir açıklama yapmadı... Aynı şekilde o gecenin en provokatörlerinden biri olan “Atın bu adamı, kovun, vatan haini bu” diye Kaya’ya saldırmaya kalkan yapımcı Tunca Yönder de hiçbir açıklama yapmadı, hiçbir şekilde özür dilemedi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.