Türkiye’de “askerî vesayetin artık bittiği” söylemi palavradır. Türkiye’de şu an itibariyle “askere her türlü dokunulabiliyor”, “askere artık vuran vurana” söylemi palavradır...
Geçmişe oranla durumun iyileşmekte olduğu kesin ama hâlâ çeşitli sebeplerle aleni suç işlemiş askerlere dokunulamıyor.
Neşe Düzel’in tarihe geçen Ergun Babahan söyleşisiyle yeniden hatırladık... 28 Şubat’ta defalarca alenen suç işlemiş Çevik Bir, İsmail Karadayı ve dönemin tüm generalleri hakkında hâlâ hiçbir işlem yapılmıyor. Bu darbeci general bizzat kendi elyazısıyla Şemdin Sakık’ın ifadelerini değiştirdi... Birand, Çandar, Altan Kardeşler ve Akın Birdal’ın hayatını tehlikeye attı. Bu insanları hedef gösterdi. Resmen cinayeti teşvik ve tahrik etti... Bu andıç operasyonu neticesinde Akın Birdal ölümden döndü. Ama bu ülkede hâlâ bu konuda hukuk hiç bir şey yapmıyor...
Eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt kaç yerde 27 Nisan bildirisini bizzat ben yazdım dedi. Bir darbe girişimi niteliğinde olan o muhtırayı yazdığını ilan etti. Bu konuda da hâlâ hiçbir soruşturma açılmadı... Büyükanıt’ın suçları bununla da bitmiyor. Şemdinli bombacılarını açıkça himaye etti bu general. Şemdin Sakık’ın sonradan içeriği bazı gazetecileri yok etmek için değiştirilen sorgusunda Büyükanıt da vardı. Bunlar hakkında da yapılan hiçbir şey yok... Büyükanıt meselesinde hükümet de çok suçlu. “Dolmabahçe mutabakatı” denen şey “Büyükanıt’a özel dokunulmazlık zırhı anlaşması”ndan başka bir şey değil. Başbakan’ın ve AK Parti’nin böyle bir hakkı yoktur. Bu yapılan siyasi ahlaka da aykırıdır. Büyükanıt bu halka karşı suç işlemiştir, birçok kişinin canını doğrudan yakan birçok olayda parmağı vardır ve artık hukuken gereken yapılmalıdır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.