Perşembe sabahı Etiler’in tam ortasında patlayan bomba Ayten Bal’ın bacağını parçaladı... Bu kalleş terör eylemiyle ilgili haberlerde Ayten Bal ismini ilk duyduğum zaman zihnimde bir çağrışım yaptı ama çıkaramadım. Sonra dün sabah gazetelerde fotoğrafı görünce bir anda zihnimde şimşek çaktı. Yine de kesin emin olmak için Kuruçeşme’de yedi sene oturduğum evden alt komşum olan Zeynep Abla’yı aradım... Evet, Ayten Bal hatırladığım kişiydi...
Kuruçeşme’nin yukarı mahallesi Kuruçeşmeüstü’nde otobüs durağının karşısındaki mütevazı sokakta oturuyordu Ayten Bal... Gümüşhane’nin Şiran İlçesi’nin bir Alevi köyündendi. Zaten o sokakta külliyen Şiran’dan İstanbul’a göçmüş Alevi yurttaşlar otururdu... Mahalle halkı o sokağa “Şiranlıların ora” derdi... Zaten Kuruçeşmeüstü, 60’lı ve 70’li yıllarda İstanbul’a çeşitli yerlerden göçmüş insanların birlikte yeni bir ortak yaşam formu oluşturdukları bir yerdi... Sünni’siyle, Alevi’siyle, Türk’üyle, Kürt’üyle birçok farklı şehir ve kasabadan gelmiş buram buram Anadolulu insanların oluşturduğu Volkgeist’i o küçük İstanbul mahallesinde görebiliyordunuz... Ayten Bal da Anadolu’nun bir Alevi köyünden kopup gelmiş bir ailenin İstanbul’da kendini var etmeye çalışan, girişimci, atılgan ve dışa açık bir evladıydı.
30’lu yaşlarındaydı, iş yaşamında hırslıydı, ufku açıktı, kimbilir ne hayaller kuruyordu yaşama dair... O bomba patlayıp bacağı paramparça olduğu sırada aklından ve hayalinden kimbilir neleri geçiriyordu... O cıvıl cıvıl genç kadın, yaşam enerjisiyle dolu o insanın durduk yere, ansızın, apansızın bacağı paramparça oldu Etiler’in tam ortasında perşembe sabahı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.