Çarşamba günü yayımlanan “Başbakan ve milliyetçilik” başlıklı yazıma Markar Esayan bir cevap verdi... Bu cevap biraz da gazete adına yazılmış bir cevap izlenimi veriyordu. Ben bizim gazetenin manşetlerinden de yansıttığı “Başbakan MHP’lileşiyor” diye özetlenebilecek genel analizini yanlış ve isabetsiz bulduğumu daha evvel de belirttim...
Öte yandan Markar’ın atıf yaptığı “Tayyip Erdoğan ve Ahmet Altan” yazılarımda Başbakan’ın gazete ve Altan aleyhine açtığı tazminat ve ceza davalarını da yanlış bulduğumu ve bu davaların geri alınması gerektiğini de belirttim. Üstelik bunu sadece yazmadım, söylenebilecek her yerde de ısrarla söyledim, kendimce çabaladım. Bunu Markar da iyi bilir. Aynı şekilde şu an Başbakan’ın bizim gazeteye ilan boykotu uygulaması da doğru bir tutum değildir. Eyyamcılığın kralını yapan, bu hükümetin devrilmesi için her tezgâhı çeviren sonra da hükümet üyelerini karşısında görünce yağdanlık yapan gazetelerde her gün tam sayfa AK Parti ilanı var, bizimkinde yok... Sabah hükümetin bir bakanıyla konuşurken “Yarın manşetimi siz atın sayın bakanım” diyen, öğleyin konuştuğu bir Ergenekon paşasına da “Bugünler geçecek Tayyip gidecek paşam, az kaldı” diye konuşan insan modellerinin yönettiği gazetelere ilan var; bu ülkenin demokratikleşmesi yolunda verdiği mücadele şimdiden efsaneleşmiş, Ergenekoncuların jargonunda adı “yandaş”a çıkmış ama ekonomik sıkıntılarla cebelleşen bu gazeteye ilan yok!.. Fakat kim ne derse desin “Kof kabadayı” tartışması bana göre içi dolu bir tartışma değildi, sonrasında da işler tahmin ettiğim gibi gelişti.
Yazının devamını okumak için tıklayın.