Gerçi herkes biliyor ama yine de ben söyleyeyim. Ahmet Altan bana köşe yazarlığı kapısını açmış olan insandır... Yasemin Çongar ile birlikte bana Taraf’ta düzenli köşe yazdırmaya karar verdikleri zaman daha yüz yüze bile gelmemiştik. Sadece daha evvel yayımlanan yazılarıma baktılar ve karar verdiler... Yorum sayfalarında çıkan yazılarımdan ötürü kimi “devrimci” gruplar gazete camlarına yumurta yağdırmıştı, Taraf’ı boykot kararı almışlardı. Altan ve Çongar hiç tınmadılar ve gelecek tepkilere aldırmadan hiç tanımadıkları 27 yaşında bir genci Taraf’a yazar yaptılar... Üç yıl geçti aradan...
Türkiye’de bu üç yılda çok şey değişti, üç yıl önce bu zamanlar hükümet partisine yönelik kapatma davası sürüyordu. “Yargı darbesi” başarıya ulaşacak diye göbek atmaya hazır bekliyordu askerî vesayet kuvvetleri... Şimdi ise 12 Eylül darbesini yapan faşist bir generalin yargılandığı günlere geldik. Üç yıl önce bugünlerde sivil hükümete darbe yapmak gerektiğini açıkça söyleyen muvazzaf bir albayın tutuklanma ihtimali bile uzak görünüyordu, şimdiyse hapisteki muvazzaf generallerin sayısı karargâhtakileri geçti. 2002-2008 döneminin kimi kuvvet komutanları, ordu ve kolordu komutanları hukukun önüne çıkarıldılar, namlularını millete çevirmekten sorgulandılar ve tutuklandılar. Namlusunu halka çevirmiş general müsveddeleri bunun cezasını çekebiliyor artık... Balyoz davasını izleyen tüm muhabirlerin şahit olduğu üzere tutuklanma kararı çıktığında Hava Kuvvetleri eski Komutanı Halil İbrahim Fırtına, ayağa fırlayıp mahkeme heyetine “Allah belanızı versin, kimsiniz ulan siz, hepinize gününü göstereceğiz” diye bağırabiliyor hâlâ... Hâlâ darbecilik suçunu yargılayanlara karşı “günlerini gösterebilecekleri” o Ergenekon günlerinin geri geleceğine inanıyorlar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.