Ayvalık/Altınova hadisesi çok önemli...
Gazetelerden okumuşsunuzdur, Türk bir genç Kürt bir bakkalın önüne arabasını parkediyor, son ses milli marşları dinliyor... Ardından bu Kürt bakkal da bu genç ve ailesinin mekânına son sürat arabasını sürüyor... İki kardeş kanlar içinde yerde kalıyor ve ölüyor... Sonrası malum...
Tam bir infial... Görgü tanıklarının söylediğine göre on binlerce insan toplanıyor... “Altınova bizimdir, bizim kalacak”, “Burada Kürtleri istemiyoruz!”, “Kürtler dışarı, dışarı!” tezahüratları eşliğinde Kürtlerin işyerlerine ve bulundukları mahalleye saldırılar... Kürtlere ait evleri ve arabaları yakma girişimleri... Her yerde Türk bayrakları ve tam bir cinnet hali... Kürtler bir süre beldeden uzaklaşıyor... Güvenlik kuvvetlerinin anında ve yerinde müdahalesiyle fiili çatışma ortamı engelleniyor... Söylenenlere göre öfke hâlâ durulmuş değil...
Etnik gerginlik istisna değil
Bu dehşetli olayın, yukarıda gördüğümüz toplumsal ruh halinin istisnai olmadığı kanaatindeyim... Kışkırtma sonucu oluşmuş istisnai bir olay değil bu... Şu an bu ülkede özellikle belli yerlerde kışkırtılmaya çok müsait bir etnik ilişkiler ortamı var...
Önce hepimiz şu acı gerçeği kabul edelim... Kürt meselesi siyasal bir mesele olmayı aşıyor ve maalesef toplumsal bir mesele olmaya doğru gidiyor...
Bu mesele uzun süre devlet ile Kürt halkı arası bir mesele olarak varoldu... Türk devlet zihniyeti Kürtleri inkâr politikasıyla Kürtler üzerinde sürekli katı asayiş tedbirleri uyguladı... Her Kürt potansiyel suçluydu devletin gözünde.
Yazının devamını okumak için tıklayın.