AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’le Türk medyasını eksen alan söyleşimize kaldığımız yerden devam ediyoruz...
» Özkök, bir de sizden korktuğunu söylüyor... O yazıdan ben “AK parti bir diktatörlük her an bizi ezebilir, Doğan Holding’e büyük vergi cezaları yazdılar, sivil dikta var, korkuyoruz” anlamı çıkarıyorum... Doğru mu bunlar? Ailesi adına da korkmuş, böyle sözler mafyalara söylenir... Siz mafya mısınız?
Birileri sizin iktidarınızı, partinizi ara rejim kurmakla itham edecek; siz ”söyleyene bak” anlamına gelecek haklı bir tepki göstereceksiniz, sonra o kişi korktuğundan söz edecek. Burada yorumu kamuoyuna bırakıyorum. Adı geçen yazarın o yazıyı yazdığının ertesi günü benim Başbakanım, Doğan grubunun Gümüşhane’deki tesislerinin açılışını yaptı. Hukukta suçların kişiselliği temel prensiptir. Medyanın bizi eleştirme hakkı var da bizim kendimizi savunma veya onları eleştirme hakkımız yok mu? Bu nasıl bir zihniyettir. İnsanlara acımasızca saldırıp ondan sonra masum ve mağdur pozlarına girmek hiç hoş değil.
» Bir yerde “Bu zihniyeti ayaklar altına almalıyız” diyorsunuz, Özkök de kendisini ayaklar altına alıp ezeceğinizi düşünmüş... Özkök’le konuştum, “Hüseyin Bey kaç numara ayakkabı giyiyormuş, hiç olmazsa altında ezileceğimiz botları bilelim” diye sormamı rica etti...
(Gülüyor) Bizim kaba kuvvetle, şiddetle ya da insanları şiddete tahrik etmekle işimiz olmaz. Medeni insanlar tezlerini veya antitezlerini kelam ile ortaya koyarlar.
“Her türlü ayrımcılık, her türlü ırkçılık, şiddet ve terör ayaklarımızın altındadır” derken ne kastediliyorsa benim orada kullandığım ifade de aynı anlama gelir. Darbeciliği, ara rejim özlemciliğini, darbe şakşakçılığını, darbecilerle işbirliği yapmayı ve millet iradesini hiçe saymayı elbette ayaklarımızın altına almalıyız. Ben zihniyet sorgulaması yapıyorum. Ertuğrul Özkök meseleyi çarpıtıyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.