Geçen yazımda emek, işsizlik ve yoksulluk meselesine bir giriş yaptım... Şu aralar bir yandan Tekel işçilerinin eylemi tam gaz sürüyor... Bir yandan askerî vesayet rejiminin sözde yasal dayanağı EMASYA protokolü kaldırılıyor... Bir yandan GATA vesilesiyle yedi yıllık AK Parti iktidarının da çözüm yönünde doğru düzgün bir şey yapamadığı başörtüsü/türban meselesi konuşuluyor...
Emine Erdoğan’a GATA tarafından yapılan ahlaksızca muameleyi 10 gün kadar önce
Kanaltürk’te katılımcısı olduğum “Ters Cephe” programında öğrendim... Biz konuşurken, mesele “TSK’da bir tane bile eşi başörtülü general ya da albay var mı” sorusuna dayandı... Dahası eşi başörtülü olduğu için ordudan atılan onlarca subay ve astsubay, başörtüsü nedeniyle askerî tesislerin kapısından kovulan binlerce asker yakını vardı bu ülkede... Karşı cephe de elbette her zaman olduğu gibi gerçekleri inkâr ediyordu... Tartışma sertleşti... İşte o sıra
Bugün gazetesi Ankara temsilcisi Adem Yavuz Arslan bu GATA meselesini bana iletmek için sms atmıştı... Sonradan öğrendim ki bizim tartışmayı o an seyretmekte olan Emine Erdoğan bu tartışmaya tepki vermiş, kendi yaşadığı bu vicdan kanatan olayı anımsamış ve ifade etmiş... O sıra Emine Erdoğan’ın yanında olan bir kişi de bu durumu Adem Yavuz’a iletmiş. Adem Yavuz da bize iletti... Nejat Uygur’u GATA’da ziyaret etmek isteyen Emine Erdoğan’a yapılanları sonradan Başbakan da ifade etti... Çok şükür, Türkiye’nin kamu vicdanı öyle bir yere gelmiş ki bu rezaletten yana tavır alan kimse çık(a)madı...
Oysa bundan sadece 10 yıl önce Medine Bircan başörtüsü sebebiyle hastane önünde ölünce, yani açıkça devlet zihniyeti tarafından katledilince hâlâ bu rezaleti savunabilenler olmuştu.
Yazının devamını okumak için tıklayın.