Her sene nisan ayları yaklaştığında aynı tiyatro... Aynı geyikler, aynı muhabbetler... ABD Temsilciler Meclisi’nde “Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısı” bu sefer geçecek mi... Kim ne oy verdi, ABD Başkanı ve Dışişleri Bakanı 1915 olaylarından nasıl bahsetti, hangi kelimeleri kullandı vs...
Koskoca bir ülkenin nerdeyse tüm diplomatlarının ve dış politika yazarlarının bu kadar kısır bir mesele etrafında her sene aynı yorumları yapması çok üzücü ve acınası bir durum.
Şu an Elazığ’dayım. Bu satırları oradan yazıyorum. Hemen her şehrimizde “Küçük Millet Meclisi” başlığı altında o şehrin önde gelen sivil toplum kurumlarının temsilcileri aynı masa etrafında toplanıyor, kendi şehirlerinin ve bütün bir ülkenin daha özgür ve demokratik bir yer olabilmesi için konuşuyorlar.
Seçtikleri bir yazar ya da akademisyen de moderatör oluyor. Daha evvel Urfa’ya ve Malatya’ya da aynı vesile ile gitmiştim. Ermeni meselesine dair tasarı mevzularını buradan yani sahih adıyla Harput vilayetinden izliyorum. Sonradan uydurularak Elaziz, Elazık ve Elazığ’a dönüşmüş bu vilayetin ismi.
Yüz sene evvel Harput vilayetinin büyük çoğunluğu Ermeni idi. Bunu tüm yöre halkı ifade ediyor. Bu şehrin şu anki sakinlerinin büyük çoğunluğu sonradan gelip yerleşen insanlar.
Harputluların hangisiyle konuşsanız, bu hakiki tarih, hepsinin aile hikâyeleri üzerinden size ulaşıyor. Kimi şehirlerimizde 1915 meselesine dair resmî yalanları çok daha rahat yutturabilirsiniz. Ama Harput gibi birçok Doğu Anadolu şehrinde kanıyla canıyla insanların kişisel belleğinde bulunuyor 1915 kıyımı.
Yazının devamını okumak için tıklayın.