Cumhuriyet tarihi boyunca dindarlara göz açtırmayan, onları kendi tarif ettikleri sözümona “estetize” edilmiş Müslüman çerçevesine sokmaya çalışan Kemalistlerin Ak Parti’yi ve dinî hassasiyeti olan tüm siyasetçileri nasıl vurmaya çalıştıkları aşikâr... Sürekli aynı lafı dolaşıma sokmaya gayret etti Kemalistler... “Din bezirgânlığı” deyip durdular. İnançların deşifre edilmesinin hesap-kitap olduğunu söylediler... Son zamanlarda nedense bunlara bir haller oldu. Sanki yıllardır kendileri aynı uyduruk bahaneyi kullanmıyorlarmış gibi utanmadan kendi inançları üzerinden konuşmaya başladılar...
Kişinin inancı ile ilgili konuşması ayıp bir şey değil elbette... Ama bunlar yıllarca kendi istedikleri çizginin siyasi başarısızlığına başka bir kulp bulamadıkları için inancın ifade edilmesinin yanlış olduğunu söylediler. Şimdi ise baktılar ki giderek marjinalize oluyorlar, bir anda ne kadar inançlı olduklarını ifade etmeye başladılar...
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kutlu Doğum Haftası konuşması mesela... İslam âlimi ve mutasavvıfı gibi konuştu maşallah Kemal Bey. Hâlbuki hatırlarsınız bundan birkaç sene önce Kutlu Doğum Haftası kutlanıyor diye TSK ile bir olup “şeriat geliyor” korkusu pompalıyordu CHP. Hatta “Dindar cumhurbaşkanı seçilmesin” diye yayınlanan utanç abidesi e-muhtıranın önemli gerekçelerinden biri de yurdun dört bir yanında düzenlenen “Kutlu Doğum Haftası” törenleriydi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.