Bizim gazetede birkaç gün önce okudunuz... WikiLeaks belgelerine göre Koç Holding’in bir numarası Mustafa Koç, 9 Temmuz 2009’da ABD’nin o günkü Ankara Büyükelçisi James Jeffrey ile holdingin Nakkaştepe’deki malikânesinde bir öğle yemeğinde buluşmuş. Jeffrey, yemekte konuşulan konuları ‘Koç yöneticileri Türkiye’nin ekonomisini değerlendiriyor’ başlığıyla ABD Dışişleri’ne bir rapor şeklinde iletmiş. Jeffrey o raporunda şöyle diyor...
“Koç, bir koalisyon hükümeti kurulmasının - AKP-MHP ya da CHP-MHP - kendisini şaşırtmayacağını söyledi. Koalisyon en iyi sonuç olmayacak bile olsa, o bunun demokrasinin yararı için gerekli olacağına inanıyordu. Yorum: Mustafa Koç iktidardaki partinin sözünü sakınmayan bir muhalifidir ve AKP hakkında, birçok gözlemciden daha olumsuz olma eğilimindedir. AKP’nin siyasi geleceği konusundaki yorumları da bu bağlamda ele alınmalıdır.”
Geçen yazımda bir “Karargâh burjuvazisi”nden bahsetmiştim. Elbette bu “Karargâh burjuvazisi”nin de bir merkez karargâhı var. Bazı zaman bu merkez karargâh, Ankara’daki merkez karargâha yön veriyor. Bazı zaman da tam tersi olabiliyor. Ergenekon iddianamesinin 416 numaralı delil klasöründe geçen 10 sayfalık bir belgede bu merkezin neresi olduğu noktasında bulgular var. Bunlar doğru mu bilemem. İsteyen 416 numaralı delil klasörünü internetten bulup okuyabilir...
Biz somut bildiklerimize dönelim, Koç ailesinin Tayyip Erdoğan ve AK Parti hükümetine olan tavrı bu işleri bilen herkesin malumu. Üstelik Koç’lar bu tavrı her zaman açıktan aldılar, bu da takdir edilesi bir tutum. Kimi karargâh burjuvaları gibi Başbakan’ı görünce yalakalık yapıp arkasından da sivil hükümeti devirmek için haltlar karıştıran yavşaklardan olmadılar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.