1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:10
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Rasim Ozan Kütahyalı ÖZGÜRLÜĞÜN ÇARPINTISI 15.07.2009
Rasim Ozan Kütahyalı
Laik mahalle’nin ikiyüzlülüğü
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Rasim Ozan Kütahyalı - Laik mahalle’nin ikiyüzlülüğü Rasim Ozan Kütahyalı - Laik mahalle’nin ikiyüzlülüğü Rasim Ozan Kütahyalı - Laik mahalle’nin ikiyüzlülüğü Rasim Ozan Kütahyalı - Laik mahalle’nin ikiyüzlülüğü Rasim Ozan Kütahyalı - Laik mahalle’nin ikiyüzlülüğü Rasim Ozan Kütahyalı - Laik mahalle’nin ikiyüzlülüğü Rasim Ozan Kütahyalı - Laik mahalle’nin ikiyüzlülüğü Rasim Ozan Kütahyalı - Laik mahalle’nin ikiyüzlülüğü
Rasim Ozan Kütahyalı köşe yazılarını web sitenize ekleyin
Ayşe Arman İslami muhitlerde yani “karşı mahalle”de o mahallenin yaşam tarzına ait bir insan gibi dolaşıyor, yaşıyor ve izlenimlerini yazıyor birkaç gündür... Epey de yankı yaratıyor bu izlenimler, birçok kişi de bu konuda yazdı... “İslami mahalle”den “laik mahalle”ye transfer olan Ahmet Hakan da eski mahallesinin cinsiyetçiliğini, İslamcıların sistemin kendisi haline gelmesini halen “karşı mahalle” mensubu olan İsmail Kılıçarslan’ı şahit göstererek tartışmaya açtı...

Bence de bu tartışma çok gerekli... Ancak şu “laik mahalle”deki davranışları, alışkanlıkları ve tutumları da işin içine katıp, karşılıklı dürüstçe bu müzakereyi yapabilmemiz kaydıyla... Ben de bugün Türkiye’nin laik kesimini röntgen masasına yatırarak şu tartışmaya bir katkıda bulunayım...

Her şeyden önce şunu belirteyim... Laik kesimin bir temsilcisi olarak “karşı mahalle”yi keşfe çıkan Ayşe Arman, kendisini Türkiye’nin “laik mahalle”sinin muteber bir mensubu saymamalı... Cumhuriyet mitinglerine katılan o pek laik teyzelerimizin ve amcalarımızın çoğuna “Kızınızın yaşam tarzı Ayşe Arman gibi olsun ister misiniz” diye sorduğunuzda “Aman Allah korusun” cevabını alırsınız bu bir... Hele “Gelininiz Ayşe Arman gibi olsun mu?” dediğinizde “Türkiye laiktir, laik kalacak” diyen o insanların bir anda elini kulağına götürüp kuvvetle vurmak için tahta aradığını görürsünüz bu da iki... Standart laik-çağdaş Türk aileleri Arman modeli kadınların yüzüne gülerler ama aile hayatlarına öyle bir kadının girme ihtimalinden, Türkiye’nin İran olması ihtimali kadar korkarlar! Bu Türk laik kesiminin çoğunluğuna dair çok temel bir derstir... Dindar bir kadın yazar arkadaşım Ayşe Arman’ı “Laik Türk kadını örneği” olarak ele aldığı bir yazıdan sonra, kendisine Kemalist diyen kadınlardan gelen bir dolu mektubu aktarmıştı bana. O mektuplardan birinde “Sen bizleri o kadın gibi mi zannediyorsun, Çağdaş Türk kadını o.... değildir. Edepli, adaplıdır. Senin gibi dinciler bizi böyle göstermek istiyorsunuz” diye tepki dolu satırlar vardı... Ayşe Arman “laik mahalle”nin bu ikiyüzlülüğüyle yüzleşeceği bir yazı dizisine de girişsin bence... Belirtmeye bile gerek yok ki bu noktada ben o riya ve sahtekârlıkla dolu tayyör tipi “Çağdaş Türk kadını” tarafında değil, ne yaşıyorsa dürüstçe yaşayan Arman modeli kadınların yanındayım... Arman “başarı” kazandığı ve sahici seküler bir aileye gelin gittiği için sorun yaşamıyor ama tam anlamıyla seküler bir yaşam tarzına sahip kadınlar bu ülkenin sabah akşam laiklik, çağdaşlık, Atatürk diyen mahallesinde alçakça bir ikiyüzlülükle karşılanıyor... Bu riyakârlık sebebiyle dramlar yaşayan ne Armanvari kadınlar var... Özellikle sanat dünyasından kadınlara yönelik Türk laik kesiminin çoğunluğunun tavrı, bu dünyanın topunun birden o yazar arkadaşa mektupta yazıldığı gibi o.... olduğu yönündedir. Sinemacı, tiyatrocu, şarkıcı vs. hiç fark etmez... O tarz kadınlarla bu laik ailelerin oğlanları gezer, tozar, eğlenir ama iş evliliğe gelince meydanlarda “Başörtüsü Çankaya’ya çıkmayacak!” diye haykıran bu kitle “Bu kadın ailemize girmeyecek!” diye haykırmaya başlar... Türkiye’nin “laik mahallesi”nde ana fotoğraf bu şekildedir... Hiç kimse kendini kandırmasın...

Hürriyet
gazetesine öneriyorum... Adil Gür, laik cumhuriyetin en büyük koruyucusu olan generaller, albaylar, yargıçlar ve savcılar arasında bir anket çalışması yapsın... Türk generalleri ve albayları kızlarının evlenmeden önce bekâretinin bozulması konusunda ne düşünüyor? “Kızım evlenmeden asla kimseyle o-la-maz!” diyen laik ve çağdaş generallerin, savcıların, yargıçların oranı neymiş? Türkiye’nin çağdaş yaşam tarzının koruyucuları oğullarının eşcinsel, kızlarının lezbiyen olması ihtimalinde ne yaparlarmış öğrenelim bakalım... Laik medyanın linç etmek istediği Ali Bulaç’tan ne kadar farklı düşünüyorlar bu konuda? Öğrenelim... Bu anket cinselliğe, bedene ve namusa dair birçok soruyla da ayrıntılandırılmalı bence...

Benim bu anket önerim laik kesimin kalantorlarını epey bir işkillendirecektir... Çünkü sonucun üç aşağı beş yukarı nasıl çıkacağını hepimiz biliyoruz... Türkiye’de “Çağdaş Yaşam Tarzı” diye tekrarlanıp duran şeyin içinin çoğunlukla riyakârlık ve eyyamcılıkla dolu olduğunu çok iyi biliyoruz... Türkiye’de standart bir laik erkek ya da kadın hâlâ namus kavramını beden üzerinden tanımlamaktadır. Elbette yeni kuşaklarla birlikte bu durum hızla azalıyor. Üstelik her iki mahallede de ortak biçimde azalıyor. Türkiye’nin muhafazakârlaştığı falan yok, her iki kesim de kendi içinde sekülerleşiyor... Fakat özellikle çok yaygara çıkartan eski kuşak bu meselede hem kel hem fodul durumda... “Laik mahalle”nin özellikle devletlu kalantorları bir yandan dindarların sosyal ve ekonomik hayatta daha fazla öne çıkmasından, haklarını talep etmesinden rahatsız, bir yandan da daha genç laik kuşakların sahici anlamda laikleşmesinden rahatsız... İlk süreç onlara göre “irtica”, ikinci süreç ise “dejenerasyon”... Ayşe Arman da onlar için “dejenere kadın” modelinin en uç örneği... Yüzüne gülünecek ama arkasından fişteklenecek kadın tipi... Arman gibi hayat tarzına sahip kadınlar esas “bizim mahalle”deki bu ikiyüzlü laik-insan tipine karşı dikkatli olmalı... Dindarlar zaten “karşı mahalle”...

“Laik mahalle”ye dair gözlemlere devam edeceğim...

 

Diğer Rasim Ozan Kütahyalı Makaleleri:
  1. Ergenekon ve Hanefi Avcı - 01.09.2010
  2. Erdoğan: Yoksulların desteklediği parti biziz - 26.08.2010
  3. Allah müstahakını versin Sırrı... - 21.08.2010
  4. İlkeler,çıkarlar ve insanlar - 18.08.2010
  5. Hangi sanatçılar EVET diyecek - 11.08.2010
  6. İlker Başbuğ tutuklanacak mı - 07.08.2010
  7. Genelkurmay lağvedilmeli - 04.08.2010
  8. Üçüncü yolcular Ergenekon’un ortaklarıdır - 31.07.2010
  9. Ergenekon’un kanlı iç savaş operasyonları - 28.07.2010
  10. Önder Sav’ı bitirme planı: Seyfi Oktay operasyonu - 24.07.2010
  11. ‘Evet, Reha Muhtar’ı deviren Ergenekon’dur’ - 21.07.2010
  12. Ergenekon ve sistematik zulüm - 17.07.2010
  13. Türk bölücübaşı Ertuğrul Özkök - 10.07.2010
  14. Arap coğrafyası, hüzün ve insanlık - 08.07.2010
  15. Taciz, kalleşlik ve Ergenekon - 03.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Laik mahalle’nin ikiyüzlülüğü - Rasim Ozan Kütahyalı
03.09.2010 06:10:18