Ayşe Arman İslami muhitlerde yani “karşı mahalle”de o mahallenin yaşam tarzına ait bir insan gibi dolaşıyor, yaşıyor ve izlenimlerini yazıyor birkaç gündür... Epey de yankı yaratıyor bu izlenimler, birçok kişi de bu konuda yazdı... “İslami mahalle”den “laik mahalle”ye transfer olan Ahmet Hakan da eski mahallesinin cinsiyetçiliğini, İslamcıların sistemin kendisi haline gelmesini halen “karşı mahalle” mensubu olan İsmail Kılıçarslan’ı şahit göstererek tartışmaya açtı...
Bence de bu tartışma çok gerekli... Ancak şu “laik mahalle”deki davranışları, alışkanlıkları ve tutumları da işin içine katıp, karşılıklı dürüstçe bu müzakereyi yapabilmemiz kaydıyla... Ben de bugün Türkiye’nin laik kesimini röntgen masasına yatırarak şu tartışmaya bir katkıda bulunayım...
Her şeyden önce şunu belirteyim... Laik kesimin bir temsilcisi olarak “karşı mahalle”yi keşfe çıkan Ayşe Arman, kendisini Türkiye’nin “laik mahalle”sinin muteber bir mensubu saymamalı... Cumhuriyet mitinglerine katılan o pek laik teyzelerimizin ve amcalarımızın çoğuna
“Kızınızın yaşam tarzı Ayşe Arman gibi olsun ister misiniz” diye sorduğunuzda “
Aman Allah korusun” cevabını alırsınız bu bir... Hele
“Gelininiz Ayşe Arman gibi olsun mu?” dediğinizde “Türkiye laiktir, laik kalacak” diyen o insanların bir anda elini kulağına götürüp kuvvetle vurmak için tahta aradığını görürsünüz bu da iki...
Standart laik-çağdaş Türk aileleri Arman modeli kadınların yüzüne gülerler ama aile hayatlarına öyle bir kadının girme ihtimalinden, Türkiye’nin İran olması ihtimali kadar korkarlar! Bu Türk laik kesiminin çoğunluğuna dair çok temel bir derstir... Dindar bir kadın yazar arkadaşım Ayşe Arman’ı
“Laik Türk kadını örneği” olarak ele aldığı bir yazıdan sonra, kendisine Kemalist diyen kadınlardan gelen bir dolu mektubu aktarmıştı bana.
Yazının devamını okumak için tıklayın.