Türkiye yeni bir döneme giriyor... Yeni Türkiye’de dokunulmaz insan olmayacak. “Koskoca devletin paşasına böyle mi yapılır” anlayışı sona erdi artık. Herkes sonuna kadar sorgulanacak, eleştirilecek, denetlenecek, yargılanacak ve suç işlemişse de içeri girecek...
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bu dönemde yeniden yapılandıracağız. Dindarların, Kürtlerin, Alevilerin, gayrımüslimlerin de eşit yurttaş olduğu bir Türkiye yaratacağız. Tüm vicdan sahiplerinin erdem ittifakıyla yapacağız bunu.
Beş vakit namaz kılan, annesi başörtülü bir gencimiz de isterse subay olabilecek. Kürt ya da Alevi bir genç de kendi kimliğini inkâr etmeden her kuruma girebilecek. Türk ordusunun bir subayı orduevi bahçesinde Fethullah Gülen’in eserlerinden birini okuyabilecek,
Zaman gazetesinin sayfalarını “atılma korkusu hissetmeden” çevirebilecek. Bir başka subay da aynı özgüvenle
Cumhuriyet okuyacak, İlhan Selçuk’un ya da Ümit Zileli’nin kitaplarına dalıp gidecek aynı orduevinin bahçesinde bir pazar öğlesinde. Türkiye ordusunun Kürt bir subayı bir devresinin düğününde orduevinde yanık sesiyle Kürtçe şarkılar söyleyebilecek. Hep beraber Ahmet Kaya’dan “Kum Gibi”yi söyleyebilecek Türk subayları ve astsubayları deniz kenarında bir askeri gazinoda. Alevi bir subay sazıyla arkadaşlarına Pir Sultan’dan türküler çığıracak...
Çekinmeyecekler birbirilerinden Türkiye’nin subayları ve polisleri. Askerî istihbarat mekanizması, “insanları kimliklerinden ötürü avlama” anlamına gelmeyecek. Subaylar birbirini “Eşi başörtülüymüş”, “Anne tarafından Kürt’müş”, “Babası Alevi ve solcuymuş”, “Gümüş yüzük takıyormuş”, “Evinde Şivan Perwer dinliyormuş” gibi gerekçelerle gammazlamayacak.
Yazının devamını okumak için tıklayın.