Bir yandan daha evvel olmuş derin yapılanma operasyonlarının yargılandığı bir dava süreci içindeyiz... Bir yandan da kalan son gücüyle, son bir altın vuruş yapabilmek için zemin yaratılmaya çalışılan bir ortamdayız... Olmuş olan tezgâhların hesabını sonuna kadar sormalıyız... Ama bir yandan da olmakta olan tezgâhlara karşı uyanık olmalıyız...
Eylül 2009 için tasarlanan yargısal darbe girişimi bağlamındaki yazılarımdan sonra epey AK Partili milletvekili beni aradı. Bu sefer beklemediğim ölçüde AK Partilileri müteyakkız gördüm...
Kurtlar Vadisi gibi psikolojik harp yönlendirmeleri bağlamında da hemen hepsi uyanmıştı artık... Fakat bu teyakkuz, bu seçimlerin ardından devrimsel nitelikte yasal reformlar ve fiili icraatlarla desteklenmezse, hiçbir ama hiçbir anlam taşımayacaktır! Bunun tüm AK Partililer çok çok iyi bilmeli kanaatimce...
Evet, bu seçimler bir referandum niteliği taşımaktadır... 29 Mart gecesi AKP yüzde 45-50 bandında bir toplumsal desteği arkasında bulabilmelidir, bulması gerekmektedir... AKP’nin oyunun bu bandın altına düşmesini yaşadığımız bu konjonktürde hiçbir özgürlükçü-demokrat istemez diye düşünüyorum... AKP’nin “Kaleleri fethedeceğiz” tipi saçma sapan davranışlarına haklı bir tepki gösteren Diyarbakırlı DTP seçmeni de AKP’nin oylarında dramatik bir düşüş yaşanmasından memnun olmayacaktır diye inanıyorum... Aynı şekilde SP’li seçmenlerin de böyle bir ihtimalden asla mutlu olmayacakları kanaatindeyim. SP’liler derin yapılanmanın tertiplerini iyi bilen, bu tertiplerden çok zarar görmüş bir kitledir. Ne kadar eleştirseler de AKP’ye yönelik bir derin yapılanma darbesinde asla eyyamcı tavırlar içine girmeyip onurlu bir duruş sergileyeceklerdir...
Bu bağlamda SP’lilerin özellikle il genel meclisi oylarında bu seçim AKP’yi desteklemesi gerektiğini ısrarla her çıktığım yerde söylüyorum.
Yazının devamını okumak için tıklayın.