Sabaha karşı, ekranda Oscar törenini seyrederken öğreniyoruz Elazığ’da deprem olduğunu.
Aynı anda, dünyanın bir ucundaki bir ödül törenini canlı izlerken, başka bir coğrafyada yaşanan felaketten haberdar olabiliyor günümüzde insanlar.
Bu sefer, acı haber çok yakınımızdan, içimizden geliyor.
Kandilli Rasathanesi’nin açıklamasına göre 6,0 büyüklüğündeki depremde, elliden fazla vatandaşımızı kaybettiğimiz bilgisini alıyoruz.
Rasathane Müdürü Profesör Mustafa Erdik, öğleden sonra yaptığı basın toplantısında ise bölgede yoğun hareketlilik görüldüğüne dikkat çekiyor ve Doğu Anadolu Fayı’nda yeni yırtılmalar beklediklerini söylüyor.
Çok çabuk haberdar oluyoruz artık olan bitenden; iletişim araçları, bilgiye ve habere ulaşmayı çok kolaylaştırdığı için son on yıldır içinde bulunduğumuz döneme “enformasyon çağı” deniyor.
“Bilgi çağı” demeyi tercih edenler de var.
Bu tercih, enformasyon kelimesinin, haber alıp vermenin yanında bilgilendirme, bilgiyi yayma anlamları da taşıması nedeniyle kullanılıyorsa bir şey diyemem. Bilginin ‘değer kazandığı’ zaman dilimi olarak alınıyorsa, pek katılmıyorum.
Bilgi her devirde, her zaman kıymetliydi çünkü, hangi çağda, hangi toplumda olursa olsun önemsiz sayıldığı olmadı hiç.
Bilginin, beden gücüne oranla eskisinden çok daha fazla kazanç sağlaması...
Bilgi birikiminin bugün geldiği noktada, insan ve toplum hayatına getirdiği kolaylıklar.
Yazının devamını okumak için tıklayın.