twitter kullananlar teşhirci mi değil mi?
Sanırım tartışma da buradan başladı.
Oysa bir toplumda ‘teşhircilerin’ oranı neyse, twitter’da da o nispettedir bence.
twitter kullananların ‘hassasiyetine’ de bu nedenle şaşırdım en fazla.
Neyi kullandığın değil nasıl kullandığın önemlidir.
Araçlar değişir ama değerler değişmez çünkü.
Şeffaflık deyince bütün mahremini açmayı, paylaşmayı anlayanlar yalnızca twitter ahalisi arasında yok elbette.
Yarattığını ve ürettiğini teşhir etmekle, kendini teşhir etmek arasında ciddi bir derece farkı vardır ama neticede.
Ha, isteyen yapar, isteyen izler; eleştirmek hak, yasaklamak faşizanlıktır.
Ancak, eleştirenleri susturmayı istemek, susturulmasını beklemek de baskıcı ve otoriter bir eğilimden başka nedir?
Nihayetinde bütün bu iletişim ağlarını ‘big brother’ olarak kullanmayı arzu edenler, deneyenler, uygulamaya koyanlar çıkabilir.
O zaman çağın iletişim araçlarından faydalanmalarının onları ‘demokrat’ yaptığını mı farzedeceğiz...
İlk kez Körfez Savaşı’nda yazılı basın televizyonun haber verme hızının çok gerisinde kalınca fark etmiştik ‘görsel medyanın’ gücünü.
Sonra, cep telefonu, internet, twitter vesaire geldi.
Habere çabuk ulaşmada, iletişimin yaygınlaşmasında rolü inkâr edilemez bu araçların.
Zamanla hayatın bir parçası olması da kaçınılmaz.
Görülen gerçek o ki her icadın başlangıcında rastlandığı gibi ‘görgüsüzce’ bir ilgi twitter misalinde de sözkonusu.
Hatırlayanlar bilir radyonun da televizyonun da videonun da cep telefonunun da aynı ‘doz aşımı’yla kullanıldığını.
Yazının devamını okumak için tıklayın.