Romantik komedi filmlerini sevmem.
Ne komik bulurum, ne romantik... Ezkaza gitmişsem, eğlenmek şöyle dursun, sıkılırım çoğunlukla. Harcadığım birkaç saate de hakikaten acırım.
İlle de seyredeceksem, Cary Grant’ın, Grace Kelly’nin, Audrey Hepburn’ün filan oynadığı eski örneklerini tercih ederim bu türün.
O naiflik, kadın erkek ilişkilerindeki o zarafet, o bakış açısı, gerçekten de o zamanların ruhuna uygun düşer çünkü; duyguları da, davranışları da, birbirlerine yaklaşımları da dönemlerine yakışır, eğreti durmaz, yapay kaçmaz.
Bu girizgâhın arkasından, şu sıralarda vizyonda olan
It’s Complicated (İlişki Durumu Karmaşık) filmini sevdiğimi söyleyince yadırgayacaksınız büyük ihtimalle.
Ben de bu filmi sadece romantik komedi sınırları içine hapsetmenin haksızlık olduğunu söyleyeceğim size.
Evet, güldürüyor... Evet, duygulandırıyor... En azından tarzının hakkını veriyor böylece. Diğerlerinden farkını en başta Meryl Streep’in muhteşem oyunculuğu yaratıyor elbette. Onun doğal, her seferinde, oyunculuğun hiç oynamıyormuş gibi oynamak olduğunu kanıtlayan kabiliyeti katıyor filme gerçeklik hissini en çok da.
Sonra da, senarist ve yönetmen Nancy Meyers’ın, insanların kendi içlerindeki ve birbirleriyle ilişkilerindeki duygularını; tepkilerini, çelişkilerini, özlemlerini, değişkenliklerini ayrıntılarıyla yakalayıp yansıtmasındaki ustalığı.
Bugünün dünyasında bireylerin karşılaştıkları, yaşamak zorunda kaldıkları, artık epeyce sıradan gözükse de zihninizi meşgul eden, canınızı sıkan, farkında olarak ya da olmayarak hayatınızı etkileyen sorunlara; ebeveynlerin boşanmasına, çocukların evden ayrılmasına, yalnızlığa, yürümeyen evliliklere, aldatmalara, yaşınız ilerlese de kariyeriniz için çabalamanız gerekliliğine, fiziksel görünümünüz ve sağlığınız konusunda baş gösteren endişelerinize esprili yaklaşımıyla bir yandan güldürürken, bir yandan da güncellikle bağını koruyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.