Neden gururlanıp tüylerinizi kabarttınız tavus kuşum
Oysa ben sizin ayaklarınıza vurulmuştum.
Ah şu tavus kuşu yanımız... Nedense hep en güzel tarafımız neyse, en ‘üstün’ bulduğumuz vasfımız hangisiyse, onlarla sevileceğimizi sanırız. Bu yüzden kendimizi beğendirmek istediğimizde, ilgi çektiğimizi hissettiğimizde bu yönlerimizi abartırız.
Gayet sıradan bir niteliğimizin, fiziken çirkin kabul edilebilecek bir özelliğimizin bazıları için cazibesi olabileceğini düşünmeyiz.
Hatta bazen sevilme sebebimiz tam da o saklamaya çalıştığımız karakteristik hususiyetlerimizdir.
Ve kişiliğimizin, fiziğimizin pırıltılı noktalarına fazla yüklendiğimizde, çok ön plana çıkardığımızda itici bir hâl alabilirler ve insanları kendimizden uzaklaştırabiliriz böylece.
Hâlbuki sakarlığı ne sempatik...
Kelliği ne kadar seksi...
Beceriksizliği nasıl insani...
Tombulluğu çok kadınsı...
Kaybetmeyi alabildiğine onurlu bulduğumuz, öyle saydığımız zamanlar vardır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.