Hitler Wagner’e hayrandı ve ondan çok etkilenmişti.
Wagner büyük bir müzik dehasıydı ve ırkçıydı.
Malûmu ilam işgüzarlığı diye düşünmeyin; sadece, Fazıl Say’ın arabesk müzik dinleyenler hakkında yaptığı yorum üzerine çıkan tartışmalar hâlâ sürüp giderken, bu noktayı da hatırlatmak istedim.
Say çapında bir müzik adamının arabesk veya herhangi bir başka müzik türünü eleştirmeye de, beğenmemeye de hem hakkı hem ‘ehliyeti’ var şüphesiz. Müzikal açıdan bu görüşünün gerekçelerini ortaya koyarak bir değerlendirmede bulunsaydı, müzisyenler kendi aralarında enine boyuna fikir yürütürdü, kimsenin de diyecek bir lafı olmazdı.
Say müzikal bir tartışma yapmıyor ki, adını arabesk koyduğu bir kültürü ve onun ürünü saydığı bir müzik türünü üretenleri ve dinleyenleri aşağılıyor.
Zaten bunun için tepki çekiyor ve kınanıyor.
Çünkü halkın bu tercihi üzerine ne sosyolojik bir analize ne neden sonuç ilişkilerini değerlendirmeye ne de ‘sorunu’ dönemsel bir perspektife oturtmaya, bütün yönleriyle araştırmaya incelemeye ihtiyaç hissediyor.
‘Elit’ bulmadığı bir çevreyi ve onların hayat tarzını, tercih ettikleri müziği bahane edip, “yavşak” diyerek küçümsüyor.
Herhangi biri böyle konuşabilir fakat entelektüel bir iddia güdüyorsan üslubunun da buna uygun düşmesi lazım gelir.
Konuya bu kadar amiyane yaklaşınca aynı seviyede cevaplar da alması kaçınılmaz tabii.
Yani dediğinin müzikle filan ilgisi yok, Say’ın siyasal eğilimleriyle bağlantısı var.
Hıncal Uluç, Fazıl Say’ın müzik dışında da düşüncelerini ‘cesurca’ açıklamasını övüyor. Ona ‘saldıranların’ “Atatürk düşmanı” olduklarını ve bu yüzden işi uzattıklarını, bir anlamda büyüttüklerini söylüyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.