Sık sık âşık olabilen ama asla sevmeyi beceremeyen insanlarla onları sevenlerin durumu ilgimi çekiyor, merak ediyorum hangisi daha dramatik?
***
Yaşı ‘epeyce olgun’ birilerinin, bazı eski sözleri bilmediklerini söylemelerinde alttan alta bir gençlik özentisi seziyorum.
Sıkılan insanlar başkalarının canını sıkmazlar genellikle, Teoman onlardan işte. ‘Asılanlardan’ değil kolay ‘sıkılanlardan’. Müziğini çok sevmemin dışında, ona tanımadan duyduğum yakınlıkta ‘sıkılmasının’ yanında ‘ilgisizliğini’ fark etmemin de rolü var herhalde. Herkesle veya her şeyle fazla alakadar olanların bir duyarlılıktan ziyade tuhaf bir haset ve tecessüs yahut ‘boy ölçüşme’ arzusu taşıdıklarına dair bir izlenimim var çünkü. Teoman belli ki etrafa gösteriş olsun diye değil, sahiden “kendi hayatını yaşamak” isteyenlerden. Ve bırakıp gidebilen o güzel ‘azınlıktan’.
***
Birlikte bir hedefe varmak için yola çıkan, mücadele eden çiftlerin, daha uygun bir deyişle ortak bir amacın biraraya getirdiği kadınlarla erkeklerin, o hedeflerine, gayelerine ulaştıklarında beraberliklerinin de son bulduğuna sıkça şahit oluyoruz.
Yazının devamını okumak için tıklayın.