Bu yazıyı doğum günümde yazıyorum; ama yayımlandığında o da benim gibi bir gün daha ‘eskimiş’ olacak. Ben yeni yaşımdan bir gün aldığımı bileceğim ancak onun adı ‘o günkü yazı’ olacak. Bu yüzden gazeteciler konuşurken, “yarın o konuyu yazdım” diye, gramere uymayan tuhaf bir cümle kurduklarında yadırganmıyorlar. Ve bu yüzden öngörülü olmaları gerekiyor, köşelerinde siyasi ve sosyal analizler, yorumlar yapan yazarların.
Aslında her insanın az çok ihtiyacı var bu niteliğe sahip olmaya ki, alacağı kararlar, yapacağı seçimler hayatını çıkmaz sokaklara yönlendirmesin, yokuşlara sürmesin. Siyasetçilerin, toplumu yönetmeye aday ve yönetimde söz sahibi olanların ise mutlaka ve herkesten fazla taşımaları lazım bu vasfı. Belli ki ülkenin, toplumun karşısına eninde sonunda muhakkak çıkacak sorunları, geçici önlemlerle ötelemeye çalışmak, çok uzun yıllar boyunca hep aynı yöntemlerle sonuç alabileceğini sanmak da böyle bir öngörüsüzlük işte. Sonunda, siz olmasanız torunlarınız, bir oylamanın sonucunu nefesini tutarak beklemek zorunda kalıyor.
Dedim ya, bugün benim yaş günüm, hoş şeyler düşünmek, güzel şeyler hissetmek, iyi şeylerden bahsetmek istiyorum. Manga’nın Eurovision Şarkı Yarışması’nda yarışacak şarkısını çok sevdim mesela. Türkiye’nin bugüne kadar Eurovision’a gönderdiği bütün şarkıların arasında en çok sevdiğim We Could Be the Same oldu diyebilirim. MHP, parçanın İngilizce söylenmesine tepki göstermiş.
Yazının devamını okumak için tıklayın.