“Ümit etmekten yoruldum” diyor, “bu umut tamamen tükense, daha huzur bulacağım”. Onu anlıyorum. Umudun kendisi acı olur, gerçekleşme ihtimali hemen hemen hiç kalmadımıydı. Ne kadar iyimser olsan, apaçık ortadaysa, o gerçeğe gözlerini kapamak çare değildir bilirsin.
Hem kaç kere kandırabilir ki kendini insan...
Kaç kere inanabilir, aynı koşullardan başka sonuçlar çıkacağına...
Ümit seni tutuklu bırakır, çektiğin acıyı tekrar tekrar yaşamaya.
Zihnim duygusal bir konuşmadan, ülke gündemine atlıyor... Toplumun yüreği kanarken, mümkün değil ki zaten bir an olsun uzaklaşmak ve unutmak yaşanan trajediyi.
Yok, ağlamaktan, üzülmekten söz etmeyeceğim.
Gözyaşlarının ölüme faydası olmadığını, duygusallığın çözüm getirmediğini, insancıllığın tek başına yetmediğini, bu topraklarda defalarca görerek, yaşayarak öğrendik.
Duygulanmanızı, kederlenmenizi, öfkelenmenizi istemiyoruz artık sizden.
Zekânızı kullanmanızı bekliyoruz.
Çocukları ölmekten duygularınız kurtarmayacak, onların yaşaması için karar alma makamlarında oturanların zekâsına ihtiyaç var.
Yazının devamını okumak için tıklayın.