‘Barış hemen şimdi’ gibi liberal söylemlerle bir yere varılmaz. Bu cümleyi geçtiğimiz hafta sonu Diyarbakır’da Mezopotamya Sosyal Forumu çerçevesindeki bir toplantıda söz olan bir arkadaş dile getirdi.
Çok sık başıma gelmez ama, kısa bir süre nutkum tutuldu doğrusu. Ne diyeceğimi bilememekten değil, sinirlenmeden nasıl diyeceğimi bilemediğim için. “Adam sen de,” dedim sonra, “sinirlensem ne olur ki!”
Barış talep etmek “liberal bir söylem” ise, sosyalist bir söylem savaş talep etmeyi gerektiriyor herhalde! Gerçek devrimcilerin “Barışa hayır!”, “Kan isteriz kan! Yaşasın silah sesleri, dan, dan, dan!” gibi sloganlarla sokaklara dökülmesi gerekiyor herhalde!
Bu nasıl bir aymazlık yahu! Dünyanın herhangi bir yerinde “sol” çevrelerde böyle bir dangalaklık var mıdır acaba?
Egemen sınıfların kendi çıkarları için başlattıkları savaşlarda emekçi çocuklarının ölüme gönderildiğini, işçi sınıfının vatanı olmadığını ve başka bir ülkenin işçilerine ateş ederek bir şey kazanmayacağını, komünistlerin savaşta “kendi” devletlerinin yenilgisi için mücadele etmesi gerektiğini anlatanlar, başta Lenin olmak üzere sosyalist geleneğin önde gelen isimleri değil midir? Yoksa ben yanılıyorum da, ünlü bir liberal mi söylemiştir bunları?
Sosyal demokrasi ile sosyalizm arasındaki tarihsel bölünme, Birinci Dünya Savaşı’nın arifesinde Almanya’da çoğu sosyal demokrat milletvekilinin “kendi” ülkesinin savaş bütçesi için olumlu oy kullanması üzerine gerçekleşmemiş midir? Lenin bunlara karşı esip gürlememiş midir? İkinci Enternasyonal’in yerine komünistler Üçüncü Enternasyonal’i bu nedenle kurmamış mıdır? Yoksa ben yanılıyorum da, liberaller mi kurmuştur Komünist Enternasyonal’i?
Aymazlık bu kadarla da bitmiyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.