Bazen resim de yapan, bazen televizyonlarda mizah programlarına da çıkan Cumhuriyet yazarı Bedri Baykam söz konusu organda bu hafta Rakel Dink’e hitaben bir açık mektup yazmış.
Bugün bu mektubu sizinle paylaşmak istiyorum. Yoksa gözünüzden kaçabilir, yazık olur.
Bay Baykam meramını çok iyi ifade edememiş. Ben elimden geldiğince kendi kelimelerimle aktarayım size.
Sayın Rakel Dink, diyor Bay Baykam, kocanızın öldürülmesinin arkasında elbet örgüt vardı, mahkemenin kararı vicdan sahibi olan herkesi isyan ettirdi. Tamam, evet, örgüt vardı, ama hangi örgüt? Adını koymaya ne gerek var? Bırakalım, “örgüt” diye bilinmedik bir şey olarak kalsın.
Şöyle diyor Bay Baykam: “Dink cinayetini o anlamsız-belirsiz ‘Ergenekon’ sözcüğüyle birleştirmek, gözümde gerek eşinize, gerek onca başka gerçek aydına bir büyük hukuk tecavüzüydü. Bu cinayette örgüt var demek, önümüze konulacak her gerçekötesi senaryoya ‘evet’ demek olamaz. Akıl var, mantık var.”
Değil mi ya? Ne alakası var Ergenekon’la filan?
Zaten Ergenekon “anlamsız-belirsiz” bir sözcük.
Zaten Ergenekon “gerçekötesi bir senaryo”.
Kendisi açıkça ifade etmemiş, ama hepimiz biliyoruz ki bu senaryo AK Parti’nin bir uydurması.
Niye uydurmuş bu senaryoyu AK Parti?
Yine hepimiz biliyoruz ki, vatanını ve Atatürk’ü seven, iyi, aydın, güzel insanları tutuklamanın bahanesi olarak uydurmuş.
Bay Baykam da zaten bunu anlatmaya çalışıyor, şöyle diyor:
“Dinci, aşırı milliyetçi, baskıcı, aşırı sağ gruplarla, onlarla hem siyasi aidiyet, hem ideoloji, hem laiklik, hem yaşam tarzı olarak 100% ters ve hatta karşıt düşen Atatürkçü, sol, ulusalcı gruba ait kişileri aynı kanıtsız dev ‘Ergenekon’ şemsiyesi altında toplamak mümkün mü? Bu gruplar arasında görüntü olarak belki tek ortak payda Türk bayrağını sevmeleri ve çoğunlukla ‘soykırım’ iddialarını kabul etmemeleri.
Yazının devamını okumak için tıklayın.