
Çok millî, çok güzel bir yolculuk yaptım bu sabah.
İstanbul’un Anadolu yakasında uyandım, öbür yakasında Fatih’e doğru yola çıktım. Hüda Kaya’nın Başörtüsüne Özgürlük Yolunda - Görülmüştür kitabının tanıtım kahvaltısına katılmak üzere.
Hüda Hanım, 1998 ile 2003 arasında başörtüsü nedeniyle defalarca cezaevine girmiş, bir defasında idam talebiyle yargılanmış, iki kızı ve oğluyla cezaevinden yaptığı yazışmaları kitaplaştırmış.
Sabahın köründe Kadıköy Meydanı’na vardım. Koca bir apartmanın bir yüzünü tümüyle kaplayan dev bir afiş karşıladı beni: “Dünyanın en büyük Atatürk heykeli Artvin’de”. Açılış için hepimiz Artvin’e davetliymişiz.
Önce düşündüm: Dünyadaki en büyük Atatürk heykeli! Yani Ulan Bator, Pyongyang, New York, Londra ve Brazzaville’dekilerden bile daha büyük! Helal olsun!
Sonra merak edip internetten baktım. Heykeli yapan demir doğrama atölyesinin ustası “Bu dev eserin Artvin için çok önemli olduğunu söylemek istiyorum. Halkımız her gün Atatürk heykelini görmek için inşaat sahasına gelmektedir” demiş. “Hayırsever Sıtkı Kahvecioğlu’nun Artvin’e ne kadar sanatsal kalıcı heykel yaptırdığını Artvin halkı zamanla anlayacaktır. İnşaat bitmeden bu kadar ziyaretçi alıyorsa tesisin tamamlanarak Artvin’in hizmetine girince önemli turizm hareketi başlayacaktır.
Yazının devamını okumak için tıklayın.