Halkımız için hayırlı olsun. Bir Komünist Parti’miz daha oldu!
İkisinin de adı TKP.
Yeni kurulan TKP, eski TKP’nin eski üyeleri tarafından kurulmuş.
Mevcut olan TKP’ye biz zaten “yeni TKP” diyorduk, artık mevcut olmayan TKP’yi ise “eski TKP” diye biliyorduk.
Şimdi bazı “eski TKP” üyeleri “yeni” bir TKP kurduğuna göre, herhalde buna “yeni TKP” dememiz gerekecek. Ama o zaman, daha düne kadar “yeni TKP” dediğimiz partiye ne diyeceğiz? Belki “eski yeni TKP” diyebiliriz. En yeni kurulanına da “yeni eski TKP” deriz.
Daha makul bir çözüm de geliyor aklıma.
Birkaç yıldır kendine “TKP” diyen ve komünizmle hiçbir alakası olmayan “yeni TKP”, isim değişikliği yapabilir. İsmini “Türkiye Kemalist Partisi” olarak değiştirebilir.
Böylece hem daha popüler olur hem de siyasetlerini çok daha doğru yansıtan bir ismi olur.
Neyse, amacım parti isimlerini tartışmak değil. Bu tartışmaya girersek, sonu gelmez.
Mesela, adında “özgürlük” kelimesi geçen partinin üyeleri, bu kelimeyi “başka partilerin üyelerini sokakta dövmek özgürlüğü” şeklinde anlayınca, bu partiye de isim değişikliği önermek gerekmez mi?
Mesela, CHP’nin isminde “halk” kelimesinin ne işi var?
Sorular çok, ama benim asıl sormak istediğim, Kenan Evren’in yargılanması karşısında bu yanlış isimli partilerin niye sessiz, heyecansız ve ilgisiz kaldığı.
“Sol” partiler olmak gibi bir iddiaları var.
Yargılanan kişi, tüm sol partileri, sendikaları, dernekleri kapatmış, yönetimlerini ve üyelerini cezaevlerine doldurmuş, işkence etmiş, bir kısmını öldürmüş, bir kısmını asmış bir rejimin simgesi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.