1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
Reklam | Künye | İşbirliği | İletişim 03 Eylül 2010 Cuma 06:09
Haber Ara :
Taraf Gazetesi
Sitemiz saat 13:00'dan sonra güncellenmektedir.
Anasayfa Ekonomi Politika Güncel Dünya Spor Yaşam Bilim ve Teknoloji Kültür ve Sanat Eğitim E-Gazete Yazı Dizisi Her Taraf Yazarlar  
Roni Margulies SOLDUYU 16.12.2009
Roni Margulies
Kim kimin düşmanı
Yazdır
Yazıyı Paylaş:
Roni Margulies - Kim kimin düşmanı Roni Margulies - Kim kimin düşmanı Roni Margulies - Kim kimin düşmanı Roni Margulies - Kim kimin düşmanı Roni Margulies - Kim kimin düşmanı Roni Margulies - Kim kimin düşmanı Roni Margulies - Kim kimin düşmanı Roni Margulies - Kim kimin düşmanı
Roni Margulies köşe yazılarını web sitenize ekleyin
“PKK iki halkın da düşmanı”! Heyhat, insan kendi çalıştığı gazetenin manşetlerini kontrol edemiyor.

Manşetin gözden kaçırdığı basit bir şey var: Türkiye’de savaş sürüyor. PKK’nin barış sürecini baltaladığını, pişmiş aşa su kattığını düşünenler gözden kaçırıyor bunu. Pişmiş aş yok; kısık ateşin üzerine yeni konmuş bir tencere var. Ve bu arada savaş devam ediyor. Devam ettiği sürece, iki taraf da silahlı ve silahsız eylemlerini sürdürüyor, iki taraftan da ölenler oluyor ve olmaya devam edecek.

Anlaşmaya varıldıktan, barış tesis edildikten sonra askerî bir operasyon gerçekleştirilirse, gerçekleştiren taraf hakkında “iki halkın da düşmanı” şeklinde manşet atılabilir.

Bugün atıldığında ise, “taraf” olunmuş oluyor. Benim açımdan yanlış taraf.

Türkiye devleti PKK’nin ilan ettiği düzinelerce ateşkesin herhangi birini kabul etti mi? Operasyonlara son verdi mi? Etmedi ve vermedi. Bu durumda niye PKK’nin eylemlere son vermesi bekleniyor?

AKP hükümetinin barış girişimi Türkiye’de CHP, MHP ve TKP üye ve taraftarları dışında herkesi, yani ülkenin ezici çoğunluğunu umutlandırdı, heyecanlandırdı. Bu çoğunluğa PKK’yi destekleyen Kürtler, yani Kürtlerin büyük çoğunluğu da dahil.

Umutlanmakta ve heyecanlanmakta haklıyız. Ama kendimizi kandırmayalım. Barış umudu doğdu sadece. Henüz barış gelmedi. Savaş devam ediyor.

Savaşın bitmesi için, Kürt halkının haklı taleplerinin, bu talepleri 90 yıldır kabul etmeyen devlet tarafından kabul edilmesi ve uygulamaya konması gerek.

Bu talepleri ancak silah zoruyla dayatabilmiş olan bir halkın, talepler tartışılmaya başlandı diye silah bırakmasını beklemek saflıktır, anlamsızdır.

Neye güvenip bırakacak silahlarını? Operasyonları her koşulda sürdüren Türk Silahlı Kuvvetleri’ne mi? Ergenekon’a mı? Anayasa Mahkemesi’ne mi? Bir dediği bir dediğini tutmayan ve içinde açılım karşıtı bir kesim olduğu besbelli olan AKP’ye mi?

Açılımdan umutlananların Kürt olmayan kesimi (ve bu arada elinizdeki gazete), Kürtlerin bir yandan umutlanırken bir yandan da ne kadar derin bir güvensizlik duyduğunu algılayamıyor sanıyorum.

Geçtiğimiz aylarda Kürt illerinde en çok duyulan soru herhalde “Diyarbakırspor maçı kaç kaç?” (veya “Maçta yine Kürt düşmanı sloganlar bağırılmış mı?”) değil, “AKP hükümeti samimi mi acaba?” olmuştur. Kaygıyla, umutla, inşallah samimidirler duasıyla.

Bu soruyu anlamamak mümkün mü?

Kürtlerin 90 yıldır yaşadıklarını bilmeyince, anlamayınca, en azından sezmeyince, mümkün. Onyılardır birikmiş olan güvensizliği fark etmemek mümkün.

Ve her gün, her an bu güvensizliği pekiştirecek, haklı kılacak bir şey oluyor.

Şu anda yüzbinlerce Kürdün “Leyla Zana’dan ne istediniz be, bu mu sizin açılımınız?” diye düşündüğünden, Ahmet Türk’e bile tahammül edemeyen bir devlete zerre kadar güvenmemek gerektiğine bir kez daha emin olduğundan hiç kuşkum yok.

Bunları anlamayınca, PKK’nin Kürtler için ne anlama geldiğini çakamamak, Kürtlerin PKK’ye düşman olabileceğini zannetmek de mümkün oluyor.

Mümkün değil. Vazgeçin bu hülyadan.

PKK’ye karşı yapılan her şey, ister operasyon olsun, ister Obama’yla görüşmeler, Türkler tarafından “teröre karşı faaliyet” olarak algılanıyor. Kürtler tarafından ise “Kürtlere karşı faaliyet” olarak. Kürt algısında “terör” diye ayrı bir şey yok çünkü, kendi kızları ve oğulları var. Eşit ve özgür vatandaş olma mücadelesi veren kızları ve oğulları.

Dolayısıyla, “PKK’yi eziyoruz, Kürtlerle barışıyoruz” Ankara’dan bakınca çok makul bir strateji gibi görünebilir, ama Diyarbakır’da güvensizliği pekiştirmekten başka işe yaramaz.

Keza, Sayın Öcalan’ın hücresinin birkaç santim küçültülmesi Ankara’da önemli değildir, ama Diyarbakır’da yine bir küçümseme, yine bir tafra satma, yine bir “Kürtlere haddini bildirme” olarak algılanır, onyılların güvensizliğini pekiştirir.

Nasıl çıkacağız peki bu çıkmazdan?

Ben AKP’nin samimi olduğuna inanıyorum. Olmasaydı, hiç bulaşmazdı bu işe; durup dururken arı kovanına çomak sokmazdı. Kimse de ona bir şey demezdi.

Madem çomağı soktu bir kere, sorunu çözmek de ona düşüyor. Tereddüdü ve çekingenliği bırakıp doğru dürüst adım atarak. Kürtlerin güvensizliğini aşan, ikirciksiz adımlar atarak. Çözüm, haksızlığı yapan taraftan gelir çünkü, haksızlığa uğrayan taraftan değil.

Yarı yolda vazgeçerse, zaten geçmiş olsun AKP hükümetine.

 

Diğer Roni Margulies Makaleleri:
  1. Bayram coşkusu - 01.09.2010
  2. Ah şu Fethullahçılar - 28.08.2010
  3. Dünyayı ve memleketi ele geçirmeye çalışanlar - 25.08.2010
  4. Arkadaş, nedir Türk’le derdin - 21.08.2010
  5. PKK’yi takmamanın dayanılmaz ağırlığı - 18.08.2010
  6. Kahramanlık ve hainlik genleri - 14.08.2010
  7. Ermeniler, Süryaniler ve gebe keçi Hakkı - 11.08.2010
  8. YAŞ tahtaya kim bastı - 07.08.2010
  9. Müslümanlar ve devlet karşıtlığı - 04.08.2010
  10. Ayrılsak mı artık - 31.07.2010
  11. Köfte sadece İnegöl’de yapılmaz - 28.07.2010
  12. İyi sperm ve kötü sperm - 24.07.2010
  13. ‘Hayır’ kelimesinin kaç anlamı vardır - 21.07.2010
  14. Böyledir işte Asya! - 17.07.2010
  15. Bakterileri kim yarattı - 14.07.2010
 Tüm makaleleri >>

 
 
Haberler:
  Biz yaşadık, gelecek nesiller yaşamasın diye
  Neye ‘Evet’ diyeceksiniz
  12 yıl önce aslında ne oldu
  Beşiktaş’tan son dakika golü
  Yobo geçmişi çoktan unutmuş
  Guus Hiddink’ten teknik açıklamalar
  Uğur İnceman imza attı
  Arjantinli, Florya’yla tanıştı
  12 Dev Adam dörtte dört yaptı, liderliği garantiledi
  Pakistanlı kriketçi rolünü de kaybetti
  Mourinho zaman istedi
  İnsanlar tırsmakta haklı
  Zorba tam bir güneş insanı
  Gabor rahatsızlandı ve yine hastanede
  Michael Douglas kanseri yenecek

 BUGÜNKÜ YAZARLAR
KUM SAATİ
Ahmet Altan - 02.09.2010
Başörtüsü
OKUMA NOTLARI
Halil Berktay - 02.09.2010
[Kölelikten Türklüğe]
ARADA
Markar Esayan - 02.09.2010
Bu saklambaçta ebe nerede
NEDEN OLMASIN
Nabi Yağcı - 02.09.2010
Fötr ve kasket
MANİFESTOM
Yıldıray Oğur - 02.09.2010
Öcalan Suriye’den nasıl çıkarıldı -1
SİVİLAY ABLA
Dr. Sivilay Genç - 02.09.2010
EVET oyu AKP ilişkisi
YENİ AVRUPA
Sezin Öney - 02.09.2010
Sürgün
MEO VOTO
Mithat Sancar - 02.09.2010
Barışın dili
ARAYIŞ
Erol Katırcıoğlu - 02.09.2010
Biz burnumuzu sokacağız, bilesiniz
EŞİKTEN EŞİĞE
Fikret Doğan - 02.09.2010
Futbolcular ve fahişeler
ÇAYLAK RAPORU
Uğur Karakullukçu - 02.09.2010
Kendi ligine yabancılar
Anasayfa | Ekonomi | Politika | Güncel | Dünya | Spor | Sağlık | Yaşam | Bilim ve Teknoloji | Kültür ve Sanat | Eğitim | Yazı Dizisi | Her Taraf | Yazarlar
Reklam | Yazarlar | Künye | Haberler RSS | Yazarlar RSS | E-Gazete

Köşe Yazısı: Kim kimin düşmanı - Roni Margulies
03.09.2010 06:09:15