İnsanlık binlerce yıldır sosyalizm hayaliyle yaşıyor.
İnsan 10-12 bin yıl önce yerleşik düzene ve tarıma geçtiğinde, hemen tüketmek zorunda olduğundan daha fazla gıda üretebilmeye başladı.
Bu “artık ürün” ortaya çıktığı andan itibaren, bunu depolamak, korumak, ölçüp biçmek, bölüştürmek gerekli olmaya başladı. Daha önce herkes aynı ve eşit şekilde gıda peşinde koşarken, artık bazı insanların üretime bizzat katılmayarak toplumun ortak malı olan artık ürünle ilgilenmesi gerekli oldu. Bazı insanlar artık çalışmıyor, başkalarının ürettiğini yiyor, başka bir iş yapıyordu. Yani sınıflı toplum ortaya çıkıyordu.
O gün bu gündür, insanlık bundan kurtulmayı hayal ediyor. Yeniden sınıfsız bir topluma, herkesin eşit olduğu, beraber üretip beraber tükettiği bir topluma dönmeyi özlüyor.
Sümerlerin yaradılış miti insanlığın ilk yazılı belgelerinden biri.
İnsanın şöyle ortaya çıktığını hayal etmişler.
En başta, insan henüz yokken, yüzlerce tanrı var. Her şeyin ayrı bir tanrısı var. Bunlar önem sırasına göre hiyerarşik bir ilişki içinde. Üsttekiler çalışmıyor, en alttaki daha az önemli tanrılar ise çalışıyor ve üsttekileri besliyor.
Günün birinde alttaki tanrılar isyan ediyor, “Hep biz mi çalışacağız?” deyip iş bırakıyorlar (vallahi de, billahi de uydurmuyorum, resmen “grev” yapıyorlar!)
Büyük tanrılar kafa kafaya verip çare arıyor. Ve insanı yaratıyorlar!
Artık tanrıların hiçbiri çalışmıyor, insanlar çalışıp tanrıların işini görüyor, tanrıları besliyor.
Yazının devamını okumak için tıklayın.