Biliyorum çoğunuz için ironik bir başlık oldu ve sevenler tebessüm etti, sevmeyenler salladı.
Sakin, sakin... Bi durun hele!..
Herkesin kabul edeceği bir gerçeklikle başlayalım; Aziz Yıldırım Türk futbolunun neredeyse son yirmi yılına hâkim. Hangi ayak oyunlarının hangi merkezlerden kurgulandığını, hakemlerin ve etkin kurulların nasıl etki altına alınabileceğini, siyasilerin esen rüzgârlara göre nasıl yapraklaştıklarını, tribün esnaflarının yönetimleri nasıl etki altına aldıklarını, menajerlerin kulüplerin asalak kadrolarını nasıl kapattıklarını, maçların nasıl “döndürüldüğünü”, medyanın kulüp ve şahıs çıkarları için nasıl kullanılabileceğini en iyi bilen ve zaman zaman da uygulama sahasına taşıyan biri oldu. İtirazı olan yazıyı burada bıraksın. Biz temiz futbol tutkunları devam ediyoruz.
Şike iddianamesine yansıyan Aziz Yıldırım tape’lerinin ciddi olduğunu Sayın Yıldırım’ın şu sıralarda hâkim karşısına çıkmış olmasından anlıyoruz. Bu işlerin şakası bile olmaz, malum. Fenerbahçe camiası, başkanlarının bu “alengirli” işlere, rakipleri tarafından mecbur bırakıldığı için itildiğini ve asıl amacın da Fenerbahçe’nin ele geçirilmesi olduğunu söyleyegeldiler ve hâlâ gidiyorlar! Kendi içlerinde tutarlı bir düşünce de olabilir, ancak kendi dışlarında bir hayat da var, belki ıskalanan da bu.
Fenerbahçe’nin, Denizli ve Trabzon dramatik finalleriyle dip yapan özgüvenini tekrar kazandırmak için sözler veren Sayın Aziz Yıldırım’ın, bu sözlerin altında kalmamak için kendisiyle de çeliştiğine ve olmadık işlere izini düşürdüğüne inanıyorum. Yargı süreci sonunda mahkeme kararını verecek ve halk deyimiyle “şeriatın kestiği parmak acımayacaktır”, ve fakat her durumda kaybeden Türk Futbolu olacaktır.
Sayın Yıldırım’ın mahkeme sürecinde eteğindeki tüm taşları dökmesini ve ne biliyorsa anlatmasını dilemekten fazlası gelmiyor elimizden. Türk futbolundaki tüm “gündemden” haberdar olan Yıldırım, Türk futbolunun temizlenmesi için tek umudun kendisi olduğunu fark ettiği an, çok şey değişecek ve gerçek bir arınma başlayabilecektir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.