“Küreselleşen dünyada dil ve kültür erozyonu yaratılması yolunda Türkiye üzerinde değişik oyunlar denenmektedir. Örneğin bazı sözde aydın kesimlerinin dilimize yabancı kelimeleri sokma çabaları, dil kuralları dışında konuşma tarzları yaratılması ve bu tür konuşma ve hitap tarzlarının film, radyo ve televizyon programları ile genç nesillere aşılanması bu çabalardan bazılarıdır” demiş, Yüce Manitu’nun Milli Güvenlik ders kitabı yazan şubesi.
Yukarıdaki paragrafta
küre,
dünya,
ve,
bazı,
kelime,
tarz,
hitap,
nesil Arapça.
Yaban Farsça.
Kültür,
erozyon,
Türkiye,
film,
radyo,
televizyon,
program gâvurca.
Örneğin büyük olasılıkla Ermenice,
çaba gerzekçe,
kural da 1930’larda o zamanki cumhurbaşkanının sofra arkadaşları tarafından atmasyon metoduyla üretilen kelimelerden biri. İnsan ister istemez düşünüyor, bunu yazan amca acaba küresel emperyalizmin vatanımız üzerinde oynamayı denediği değişik oyunların bir parçası mıdır? Yabancı kelimeleri kullanarak “dil ve kültür erozyonu” yaratmaya mı çalışıyor?
Yoksa bildiğimiz düz cehalet midir?
*
Sevgili okurlarım, cehalet bir insanlık halidir.
Yazının devamını okumak için tıklayın.