Çayın Kuzey Çin lehçelerindeki adı çá, Güneydeki Amoy (Xiamen) lehçesinde adı tê. İkisi aynı kelime, aynı şekilde 茶 yazılıyormuş, ama telaffuz farklı.
Çay bitkisinin Çin’den dünyaya yayılması 1600-1610 dolayında ilk evvela Portekizliler vasıtasıyla olmuş. Hindistan’da ilk kez 1630’larda kaydediliyor, Portekizli tüccarların ithal ettiği bir yeni moda olarak. 1640 küsur tarihli Farsça Burhan-ı Katı sözlüğünde çây geçiyor; ama Burhan-ı Katı’nın Delhi’de telif edildiği akılda tutulmalı. Yani bu tarihte henüz genel Farsçaya geçmemiş, Hindistan saray Farsçasında bilinen bir kelime olması mümkün, bilmiyorum.
Rusya’da çay modası Deli/Büyük Petro devrinde, 1690 gibi yaygınlaşmış. Türkiye’ye Lale Devrinde (1718-1730) gelmiş, ya da ilk o devirde yazılı kültüre yansımış. Nihai kaynak tabii Çince, ama Türkçeye geliş yolu Farsçadan mı, Rusçadan mı? Sanki Rusça gibi diyeceğim ama kanıtım yok. Samovar > semaver de aslında Farsça bir kelime, ama bize Rusça yoluyla gelmiş.
Portekizliler çayı Batı Avrupa’ya Amoy limanından taşımışlar. O yüzden bütün dünyanın çay dediği nesneye Batı Avrupalılar tea, thé, tee vs. diyorlar.
|