Dumur olmak deyimini galiba ilk on yıl kadar önce duydum; elde belge olmayınca böyle şeylerin tam tarihini hatırlamak zor. Duyar duymaz sevdiğimi ve hemen kullanmaya başladığımı hatırlıyorum. Şimdi yaşlı başlı dostlarım beni ayıplıyorlar, “olur mu Sevan Bey, dumur olmak cahilliktir,
dumura uğramak denir” diye doğru yola davet ediyorlar. İşin kötüsü ben de bozuk yolları pek severim, hangisi cahilliktir diye kontratağa geçmeden duramıyorum.
Noktalı ad harfiyle
ḍumûrḍ ضمور Arapça “bedenen zayıflama, zayıflık.” (“Dumura uğramışsın ya seydi?” “Sorma, rejim yapıyorum.”) 19. yüzyıl sonuna dek Türkçedeki anlam da bu. 1890’da Redhouse “being or becoming lean and thin” demiş. On yıl sonra Şemseddin Sami tıptaki yeni kullanıma dikkat çekmiş: “bir uzvun beslenemeyerek zayıflaması kuruması ve battal olması, Fransızca atrophie”.
Yazının devamını okumak için tıklayın.