Yakînen sözcüğünün Türkçe
yakın’la hiç alakası yok, unutun. Arapça qalın q ile
yaqîn “kesin ve şüpheden arınmış” demek. Bir şeyi yakînen bilmek = şüpheye yer bırakmayacak şekilde bilmek. O da ikiye ayrılıyor:
ilm-el yakîn analitik olarak bilinen şey, iki kere iki dört gibi;
ayn-el yakîn bizzat gözünle görüp doğruluğundan emin olduğun şey.
Mûkın yüzde yüz emin,
teyakkun da (önceden öyle değilken) emin olmak demek. Tumturaklı laflar, bir ara kullanmalı. Misal:
Atatürkçülüğün muzır bir ideoloji olduğuna dair kanaatim zamanla teyakkun etti.
*
Türkçeye benzeyip de Türkçe olmayan bir başka mühim kelime
sevda. Daha önce de bir kere değindim, bunun Türkçe sevmekle, sevgiyle işi yok. Arapça
sawdâ,
aswad (kara) sıfatının dişil hali.
Yazının devamını okumak için tıklayın.