İlmî takılanlar
zırt,
tak,
şangır,
cozur gibi kelimelere
onomatope diyor, Türkçesi de “yansıma sesler” yahut “ses yansımalı kelimeler” imiş. Bunları öyle doğadan çıkma masum şeyler sanmayın sakın. Türkçe onomatopelerin adeta kimya formülleri ya da müzik notaları gibi acayip derecede formel bir yapısı var.
Tak sözcüğünü al: sert bir şeye sertçe vurma sesi. O kadar sert olmasın, hafifçe vuralım dersen
tık olur. Buradaki a/ı kuralı bütün sistemde geçerli: şap güçlü,
şıp zayıf, çat güçlü
çıt zayıf, bar bar bağırılır ama
bır bır konuşulur, pat korkutur
pıt ürkütür. Kafadan otuz kırk tane daha sayabiliyorum. Demek ki herkesçe bilinen, ama formüle edilmeyen bir kural var ortada.
Tak sesini biraz bulandırıp alacalı hale getirelim desen
takır olur. Aynı mantıkla tık’tan
tıkır var, şap/şıp’tan
şapır/şıpır var,
çatır/çıtır var,
patır/pıtır var,
cazır/cızır,
fısır,
hapır,
lıkır var.
Yazının devamını okumak için tıklayın.