Nişanyan’ın sözlüğü yanlış yazmış,
hoşbeş etmek deyiminin kökünde “hoş geldin beş geldin” gibi manasız bir tekerleme yok, zaten olamaz. Deyime en erken İbrahim Alaettin’in 1930 tarihli
Yeni Türk Lûgati’nde rastladım. Bu demek değil ki daha önce böyle bir söz yok; belki var ama avam bulunduğundan ya da başka bir şeyin halk ağzındaki bozulması olarak kabul edildiğinden sözlüklerde yer verilmemiş. Buna karşılık Farsça
hoş bâş ve
hoş bâşed, yani “güzel ola, hoş ola” deyimi en eski dönemlerden beri Osmanlıca metinlerde geçiyor. Tıpkı
hoş âmed (hoş gele) gibi kalıplaşmış bir kibarlık sözü.
Yazının devamını okumak için tıklayın.