Haberden
ihbâr (haber verme), senedden
isnâd (dayandırma), keremden
ikrâm (kerem etme), nüfuzdan
infâz (sokma), cereyandan
icrâ (cereyan ettirme), cademden
icdâm (yoketme), ğafletten
iğfâl (kandırma), beraatten
ibrâ (aklama), halelden
ihlâl (zedeleme), hatırdan
ihtâr (hatırlatma), haricden
ihrâc (dışa çıkarma), dahilden
idhâl (içeri sokma), sübuttan
isbât (sabit kılma), hayattan
ihyâ (canlandırma), salahtan
ıslâh (sağaltma), kemalden
ikmâl (bütünleme), kanacatten
iknâc (kanaat getirtme), lağvdan
ilğâ (geçersiz kılma), camelden
icmâl (işler hale getirme), mededden
imdâd (yardım etme), mahwdan
imhâ (yoketme), batıldan
ibtâl (geçersiz kılma), sarftan
isrâf (aşırı harcama), tuhfeden
ithâf (hediye etme), teleften
itlâf (öldürme)... daha 100 tane kadar var ama bu yetsin.
Burada ne oluyor, bakalım.
Yazının devamını okumak için tıklayın.