“Eski Türkçe’de de yenisinde de
nefret sözcüğünü dil duygusu açısından tam olarak karşılayan bir sözcüğe rastlamadım” demiş bir okurum.
Haklı galiba. Biraz zorlasak
iğrenmek olabilir mi acaba? Kaşgarlı gerçi
yigrenmek eylemini “bir şey (özellikle yiyecek bir şey) karşısında fiziksel bir iticilik hissi duymak, cildi ürpermek” diye tanımlamış. Buna karşılık 13. ve 14. yüzyıla ait Ortaasya metinlerinde yigrenmek daha çok bir kişiden veya düşmandan nefret etmek olarak geçiyor. Misal:
biri biringizke yigrenmengiz (“birbirinizden nefret etmeyiniz”).
Yazının devamını okumak için tıklayın.