Kahve yokken kahverenginin Türkçesi neydi diye merak etmiş bir okurum. Öyle ya, kahve dediğimiz nesne Yemen’den beriye ilk 16. yüzyılda gelmiş. “Kahve rengi” de çok sonraları yaygınlaşan bir deyim.
Esas Türkçede kahverengi spektrumunu karşılayan üç kelime biliyorum. Bir kere
boz: tanımlanamayan her çeşit ara renk için kullanılan joker bir kelime. Özellikle sarı ile kahverengi arası toprak rengi.
Yağız: karaya çalan yanık kahverengi, muhtemelen yanmak ve yakmak fiilleriyle aynı kökten. Bkz. İngilizce
brown, Almanca
braun < İng.
burn, Alm.
brennen (yanmak/yakmak).
Anadolu ağızlarında yaşayan üçüncü sözcük
konur, daha doğrusu art damak n’siyle
koŋur. Esasen kestane demek, dolayısıyla kestane rengi.
Yazının devamını okumak için tıklayın.