Korkmayın, üç tane Eflatun yazısı yeter, felsefeden devam etmeyeceğim.
Ege ağızlarında kant, teraslar şeklinde düzenlenmiş bir arazinin her bir kademesine verilen addır. “Şo kanttaki ileği bir el vee de gakalım,” misal. Neyin nesidir, nereden gelmiş, bir fikrim yok. Hiçbir sözlükte bulamadım. Bilen varsa haber etsin lütfen.
Türkçenin kayıp katmanlarında varlığını sürdüren bir başka antika kelime, şekerli sudan yapma bir tür içecek olan öteki kant. Ekşi Sözlüğe baktım, ohoo, bir sürü entrysi var, o kadar da bilinmez bir şey değilmiş. Bunun aslı Arapça kalın k ile qand, şeker kamışından elde edilen külçe şeker.
Yazının devamını okumak için tıklayın.